YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10410
KARAR NO : 2012/4602
KARAR TARİHİ : 16.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe olarak temizlik görevini yapmamış ve yapmamakta ısrar etmiş olduğunun gösterilmiş olduğunu, davacının işten çıkartılma sebebinin sendikal haklar nedeni ile açmış olduğu davadan kaynaklanmakta olduğunu, davacı hakkında tutulan tutanakların asılsız olup görevini tam olarak ifa etmiş olduğunu, mesai arkadaşlarının bu duruma şahit olduğunu, işten çıkartılmasında ileri sürülen gerekçenin doğru olmadığını belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili; davayı kabul etmediklerini, husumet ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacının hizmet süresine son verenin ilgili şirket olduğunu, davada taraf olmadıklarını, davanın ilgili şirkete karşı açılması gerektiğinden husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece muvazaa ileri sürülen alacak davasına ilişkin dosyada verilen red kararının onanarak kesinleşmesi nedeni ile işverence tutulan tutanaklara ve fesih içeriğine itibar ederek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (h) alt bendinde, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi hali mevcuttur. İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır. İşçinin talimatlara uymaması işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle fesih hakkı verir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda 01.04.2000- 28.02.2007 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi 27.01.2007, 11.02.2007, 17.02.2007, 27.02.2007 tarihlerinde tutulan tutanaklar nedeni Cumhuriyet Üniversitesi hastanesinde yapmakla ödevli olduğu görevleri yapmadığı, gerekli ikazlara rağmen görevini yapmamakta ısrar ettiğinin tespit edildiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu 25/II-h bendine göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının açtığı Sivas İş Mahkemesi 2007/197-2008/743 Esas ve Karar sayılı Alacak davası, Toplu İş Sözleşmesi sebebi ile davalı üniversite ile alt işveren olduğu iddia edilen dava dışı … Hizmetler İnş Yat. …. Dağ: San. Tic Ltd Şirketi arasında muvazaa olmadığından değil, davacının sendikaya üye olmaması sebebi ile reddedilmiştir. Dairemize yansıyan emsal dosyalarda davalı üniversite ile alt işveren arasında muvazaa ilişkisinin kabul edildiğine dair verilen kararların onandığı anlaşılmaktadır. Davacı muvazaalı olarak alt işverende görüldüğünden asıl işverene karşı açılan dava yerindedir. Davacı ile aynı işyerinde çalışan davacı tanıkları; davacının işinde gayet iyi, titiz çalıştığını, haklarını istemesi nedeni ile hakkında asılsız tutanaklar tutulduğunu sendikal haklarını talep eden işçiler hakkında uydurma tutanaklar düzenlenerek iş sözleşmelerinin sona erdirildiğini beyan etmişlerdir.
Davalı tanıkları, davacının nöroloji servisi yoğun bakım ünetesindeki işini yetiştiremediğini, servisteki görevini ihmal ettiği için tutanak tutulduğunu beyan etmişlerdir. İspat yükü kendisinde olan davalı iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini ispatlayamamıştır. Bu nedenle davanın kabulü yerine hatalı değerlendirme ile reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 118,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 16.03.2012 tarihinde karar verildi.