Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/35601 E. 2013/28483 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/35601
KARAR NO : 2013/28483
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, Bakanlıkça yayımlanan istatistiklerde % 0 olarak gösterilen oranın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sendika, … tarafından 26.01.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Ocak 2013 istatistiğine göre yüzde oranlarının sıfır olarak gösterildiğini, ancak sendikanın 55 üyesi bulunduğunu ileri sürerek tespit edilen yüzde sıfırlık oranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık, davacı sendikanın 55 üyesi bulunduğunun tespit edildiğini, yazılım sistemindeki teknik sebeplerle onbinde bir’den daha … oranların gösterilemediğini, bu sebeple davacının yüzdelik oranının sıfır olarak gösterildiğini, herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının sahip olduğu üye sayısının yüzdelik diliminin 0,00257203 gibi … bir rakam olduğu, tebliğde ise 0,00 olarak yazıldığı, bu şekilde bir düzeltmenin ancak kanuni düzenleme ile yapılabileceği, kamuoyunun bilgisine sunulan tebliğde üyesi yokmuş gibi algılanacak bir yüzdenin olumsuz algı yaratması sebebiyle talebin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve yüzdelik dilimin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 2/1-ğ maddesinde, işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanan sendikaların ilk görevleri, üyelerinin ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek üzere toplu pazarlık yapmak ve sonucunda iş sözleşmesinin yapılması, muhtevası ve sona ermesine ilişkin toplu iş sözleşmesi bağıtlamaktır.
6356 sayılı Kanun’un 41/1. maddesine göre ise “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünün üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
Aynı Kanun’un 41/5. maddesine göre de “Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünün tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde her bir işkolundaki toplam işçi sayısı ile işkollarındaki sendikaların üye sayıları yer alır. Yayımlanan istatistik, toplu iş sözleşmesi ve diğer işlemler için … istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.”
Somut olayda, 26.01.2013 tarihli Resmi Gazete’de, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yayımlanan, işkollarında çalışan işçi sayısına ilişkin istatistikte, davacı sendikanın üye sayısı 55, üye yüzdelik oranı ise 0,00 olarak gösterilmiştir. Taraflar arasında üye sayısı yönünden ve sendikanın üye yüzdelik oranının 0,00257203 olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı Bakanlık, üye yüzdelik oranı yönünden davacı iddiasını kabul etmiş, teknik sebeplerle oranın 0,00 olarak yazıldığını belirtmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve kanuni düzenlemeler ışığında değerlendirme yapmak gerekirse, davacı sendikanın 55 olan üye sayısı itibariyle Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisinin bulunmadığı ve davalı Bakanlık tarafından yayımlanan üye yüzdelik oranının da bu yetkiyi etkilemediği tartışmasızdır. Yayımı zorunlu olan üye sayısı da, istatistikte doğru olarak gösterilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-h maddesine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olup, bu hususun mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Bu anlamda, davacının, somut olayda, dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 6356 sayılı Kanun’un 41. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kesin olarak 09.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.