Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14136 E. 2010/16717 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14136
KARAR NO : 2010/16717
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 123 ada 7 parsel sayılı 4057.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde taşınmazın … oğlu … kullanımında olduğu ve üzerindeki fındık bahçesinin de adı geçene ait olduğu hususunda şerh verilmiştir. Davacı …, taşınmazdaki fındıklığın ve kullanımın miras bırakan babaları …’a ait olduğundan tutanağın beyanlar hanesindeki şerhin bu şekilde düzeltilmesi istemiyle Kadastro Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmış, … 2. oturumda davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, dahili davalı …’ın kabul beyanı nazara alınarak davanın kabulüne, kadastro tespit tutanağının iptali ile ve dava konusu … ilçesi … Köyü 123 ada 7 parsel nolu taşınmazın tespit gibi Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinin ”1976 yılından beri … mirasçıları olan eşi … ile çocuları …, …, …, …, … ve …’ın kullanımındadır ve parsel üzerindeki fındık bahçesi adı geçenlere aittir.” şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik ve muhdesat şerhine yönelik olarak açılmış kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece, 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına tesbiti yapılan çekişmeli taşınmazla ilgili tutanağın beyanlar hanesinin düzeltilmesine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Nevar ki; bu tür davalarda davalı sıfatı tespit maliki Hazine ile tutanağın beyanlar hanesinde adı geçen …’a aittir. Oysa; davacı davasını davalı sıfatı bulunmayan … husumet yöneltmek sureti ile açmış, askı ilan süresinden sonra davalı olarak kadastro tutanağın beyanlar hanesinde adı geçen … oğlu … davaya dahil edilmiştir. Islah yolu ile olsa dahi davada taraf değiştirilemez. Taraf teşkili davanın görülebilme koşulu olup, yargılama sırasında mahkemece resen nazara alınması gerekir. Yanlış husumet yöneltilerek, açılan davada şerh maliki …’ın askı ilan süresinden sonra davaya dahil edilmiş olması tutanağın kesinleşmesini önlemez. 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince kesinleşen tespitlere karşı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan davalara bakma görevi genel mahkemelere aittir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur.
Bu nedenle; mahkemece, … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan, … hakkındaki davanın görev yönünden reddine, tespit tutanağının onaylı bir örneği ile dava dosyasının görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine, tutanak aslı ve eklerinin de kesinleşen tespit uyarınca işlem yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule görede; dava şerhe yönelik olmasına karşın, mahkemece hüküm yerinde tespit tutanağının iptaline karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.