Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/870 E. 2013/29279 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/870
KARAR NO : 2013/29279
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, 2001 yılında davalının işyerinde çalışmaya başladığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmesini talep etmesi nedeniyle gece vardiyasında çalıştırıldığını, gece vardiyasında çalıştığı sırada şeref ve namusuna söz söylenmesi nedeniyle iş haklı nedenle feshettiğini, davalı işyerinde günde on iki saat çalıştığını, hafta tatili kullandırılmadığını, genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, yıllık ücret izin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir
Davalı, davacının 13/05/2002 tarihinde davalının işyerinde çalışmaya başladığını, 04/01/2008 tarihinde kendisinin işi bırakarak işten ayrıldığını, kıdem tazminatı talep etme hakkı olmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, işyerinde 3 vardiya çalışma olduğundan davacının 12 saat çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, davalı şirket yetkilisinin davacıya hakaret etmediğini, bu hususta davacının işveren hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, takipsizlikle sonuçlandığını, davacının tüm yasal haklarının ödendiğini, davacının şartları bulunmayan alacak istemlerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi hesaplamaları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Karar davacı ve davalı vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka
anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir.
Dosya içeriğinden davacının, davalı işyerinde 15.02.2002-07.01.2008 tarihleri arasında belboy olarak görev yaptığı, bilirkişi raporunda, dosyada bulunan puantaj kayıtları ve bordrolara göre davacının fazla çalışma yapmadığı dönemler ile fazla çalışma yapıp karşılığını aldığı dönemler dışlandıktan sonra, tanık beyanlarına göre davacının haftanın yedi günü 08:00-20:00 saatleri arası çalıştığı, ara dinlenmeler düşüldükten sonra haftada yirmi bir saat fazla mesai yaptığı kabulüne göre hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tanığı olarak dinlenen dava dışı işçiye ait emsal dosyada (9.H.D. 21.03.2011 tarih 2010/10767 esas 2011/7641 karar) davalı işyerinde çalışma saatlerinin 08:30-19:00 olarak tespit edildiği, emsal dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre davacının 08:30-19:00 saatleri arasında çalıştığı kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Davacının hafta tatili ücreti olarak dava dilekçesinde 250,00 TL talep ettiği, daha sonra ibraz ettiği ıslah dilekçesi ile hafta tatili talebini değiştirmediği halde mahkemece davacının talepleri aşılarak karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.