YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3801
KARAR NO : 2011/3500
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1999 yılından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, ürün bedelinden … prim kesintisinin yapıldığı tarih olan 1999 yılından itibaren 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2000-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında davalı Kurum sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … kooperatifleri ile birliği, Türkiye … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.09.2008 tarihi itibariyle tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 16.01.2001-22.11.2004 tarihleri arasında ve 25.08.2008 tarihinden itibaren ziraat odasına kayıtlı olduğu, davacının sattığı ürün bedelinden 31.08.1999, 20.12.1999 tarihinde prim kesintisinin yapıldığı, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında ürün bedelinden yapılmış prim kesintisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tarım … sigortalılığının başlaması için tescil veya tescil yerine geçen iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı yapılması gerektiği gibi, devam etmesi için de iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı yapılması, devam eden ziraat odası kaydı, tarım kredi kooperatifi kaydı, doğrudan gelir desteği ödemelerinden yararlanma, zirai kredi kullanımı ve benzeri nedenlerin bulunması gerektiği dikkate alınmalıdır. Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71, 03.10.2007 gün ve E:2007/10-658, K:2007/71; 28.11.2007 gün ve E:2007/10-907, K:2007/893 ve 25.02.2009 ve E:2009/21-39, K:2009/92 sayılı kararlarında da benimsenmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, prim kesintisinin bulunduğu 01.01.2000-31.12.2002 tarihleri arasında verilen tespit kararı yerinde ise de; ilk prim kesintisinin yapıldığı tarih olan 31.08.1999 tarihini takip eden ay başı olan 01.09.1999 tarihi ila 01.01.2000 tarihleri arasında ve 31.12.2002 tarihinden sonra da 22.11.2004 tarihine kadar devam eden ziraat odası kaydı nedeniyle 01.01.2003-22.11.2004 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin istemin de kabulüne karar verilmesi gerekirken bu dönemlere ilişkin istemin reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 31.08.1999 tarihinde yapılan ilk prim kesintisi ve 16.01.2001-22.11.2004 devam eden ziraat odası kaydı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile 01.09.1999-22.11.2004 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.