Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/17483 E. 2012/9733 K. 11.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17483
KARAR NO : 2012/9733
KARAR TARİHİ : 11.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının işveren vekili olması sebebiyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının hastalığı sebebiyle uygun bir işte çalıştırılması yolu denenmeden iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
Somut olayda taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 4. maddesiyle açıkça davacının görevlendirildiği Turkcell Dağıtım Merkezi Ankara Müdürü sıfatıyla işveren vekili olduğu, işin gerektirdiği işçi alıp çalıştırmaya yetkili kılındığı görülmekle, davalının belirtilen işyerinde işveren vekili olan davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasına 4857 sayılı Kanun’un 18/son maddesince olanak bulunmadığı ve bu olguyu hükümden düşüren haller bulunmadığı halde davacının işçi çalıştırma ve işten çıkarma yetkisinin bulunmadığı yolundaki soyut ve temelsiz gerekçeyle esasa girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.