YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15881
KARAR NO : 2012/9581
KARAR TARİHİ : 11.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
İş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davalı bankanın Yalvaç şubesinde Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan soruşturma neticesinde, davacının görev tanımında belirtilen sorumlulukları yerine getirmediğinin, bağlı olduğu yöneticisinin görevi ile ilgili verdiği işlerde banka mevzuatına ve kanunlara uygunluk açısından herhangi bir denetim yapmadığının, şube içerisinde etkin bir kontrol mekanizması oluşturmadığının, banka genelge ve mevzuatına aykırı davranışlarda bulunduğunun, kendisine bağlı çalışan personelin yaptığı günlük işlemlerin rutin kontrollerini yapmayarak ya da şubede kontrol edilmesi için gerekli ve yeterli ortamı sağlamayarak yolsuzluk yapılmasına elverişli bir ortamın doğmasına yol açtığının, ayrıca şube müdürü … ‘ün zirai kredili müşteriler üzerinden kredi kullandığını ve zirai müşterilere yapılan kredi ödemelerinde müşterilerin bilgileri dışında kesinti yapılması talimatını vererek maddi menfaat sağladığını bildiği halde gerekli bildirimlerde bulunmadığının ve yapılan soruşturma kapsamında müfettişe yanlış kanaat oluşturacak şekilde bilgi verdiğinin tespit edildiğini, bu sebeplerle davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının sözleşmeyi ihlal eden davranışının türü, niteliği, ölçülülük ilkesi gözetildiğinde iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının denetimi altındaki gişe yetkilisi … ‘ın davacıya ait bilgisayarı ve şifreyi kullanarak müşteri mevduat hesabındaki paraları zimmetine geçirdiği ve Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, davalıya ait banka işyerinde operasyon yönetmeni olarak çalışan davacının, denetim ve gözetim görevini etkin şekilde yerine getirmediği gibi, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak bilgisayarının ve şifresinin kullanılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışları, iş akışını bozucu niteliktedir ve delil durumuna göre işyerinde olumsuzluk yaratmıştır. Artık işverenden iyiniyet kuralları çerçevesinde iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 845,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.