Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13107 E. 2010/11724 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13107
KARAR NO : 2010/11724
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 26.02.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının % 8 maluliyet oranına göre hesaplanan maddi zararlarından SGK’ca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği düşülerek bulunan 41.433,45 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği halde, % 20 maluliyet oranı dikkate alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın 26.2.2001 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 26.02.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu Tekirdağ Devlet Hastahanesinin 01.12.2005 tarihli Sağlık Kurulu raporu dikkate alınarak davacının % 8 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığının SGK tarafından tespit edildiği , yargılama sırasında davacının itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 25.06.2007 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezlik oranının (E) cetveline göre % 20 olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporuna göre davacıda oluşan % 8 sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplanan maddi zarardan düşülerek SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği düşülerek karşılanmayan maddi zararın belirlendiği, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde ise Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen % 20 maluliyet oranının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının, sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.
Öte yandan 5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Davacıda iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranı ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup, tazminat davasında Kurum taraf değildir.
Somut olayda, davacının Kurum tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranına idari aşamada usulüne uygun itirazı bulunmadığı ve maluliyet oranının tespiti ile ilgili açılmış bir dava da bulunmadığı ve davacının sürekli iş göremezlik oranı ile ilgili itirazı konusunda ayrıca işvereni ve SGK’nu hasım göstermek suretiyle maluliyet oranının tespiti davası açarak sürekli iş göremezlik oranını mahkeme kararı ile tespit ettirebileceği ve fark maluliyet oranı nedeniyle işverenden maddi ve manevi zararının tazminini isteyebileceği de dikkate alınarak % 8 oranında tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına göre manevi tazminat takdiri gerekirken manevi tazminatın % 20 oranına göre takdir edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca SGK Sağlık Dairesi kararı ile ATK 3. İhtisas Dairesi raporu arasında mübayenet oluştuğu halde, ATK Genel Kurulundan alınacak raporla bu çelişki giderilmeden ATK raporuna göre davacının % 20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabul edilerek manevi tazminat takdir edilmesi de mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur..
O halde, davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.