Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26451 E. 2013/23104 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26451
KARAR NO : 2013/23104
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, sendikal tazminat, ilave tediye alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.02.1997-13.10.2005 tarihleri arasında davalı belediyede işçi olarak çalıştığını, son ücretinin net 515,00 TL olduğunu, müvekkilinin sendikaya üye olması ve istifa etmemesi sebebiyle … sözleşmesinin feshedildiğini, 08:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını, ilave tediye alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sendikal tazminat ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirli süreli … sözlemesi ile çalıştığını, tüm işçilere yeni sözleşme önerildiğini, bazı işçilerin bu sözleşmeleri imzalamadan işyerinde ayrıldığını, sendikadan ayrılması için işçilere baskı olmadığını, sekiz saatlik vardiya usulunün bulunduğunu ve fazla mesai yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda 19.12.2008 tarih 2006/188 esas, 2008/311 karar sayılı ilam ile hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmesi sonucunda yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13.07.2011 tarihli 2009/14268 esas 2011/23968 karar sayılı ilamı sendikal tazminat alacağı bakımından davalı işyerinde çalışan sayısının belirlenmesi gerektiği, davacının belgelerde yazılı çalışma saatlerine göre belge bulunmayan dönemler için ise görevinin ve çalışma şartlarının değişip değişmediğinin araştırılması sonucuna göre fazla mesai yapıp yapmadığının belirlenmesi, yıllık izin alacağından takdiri indirim yapılmaması, davalı tarafın ilave tediye ücretinin ödenmediğini açıklamadığını, bu yazılı beyanın dikkate alınması gerektiği ve zamanaşımına göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, usul ve kanuna uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulmasından sonra yapılan yargılama sonucunda ise davalı tarafın feshin sendikal sebep ile yapılmadığını ispatlayamadığını, bozma kapsamı dışında kalan kısımların kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşverence yapılan feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri veya sendikaya girmeleri veya girmemeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. 3. fıkrada ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı mevcuttur. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin 5. fıkrasında öngörülmüş ve işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle … sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine kanuna uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da kanunda ifadesini bulmuştur.
Somut olayda, mahkemece davalı tarafın feshin sendikal sebebe dayanmadığını ispatlamadığı gerekçesi ile sendikal tazminata karar verilmiştir. Emsal dosyalarda sendikal tazminatına hükmedilmediği ve bu durumun bozma gerekçesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca sendikal tazminat yönünden emsal kararların kuvvetli delil oluşturacağı anlaşılmakla mahkemece sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, iki tarafın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım. 01.11.2013