Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19162 E. 2012/24108 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19162
KARAR NO : 2012/24108
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı aleyhine işe iade davası açıldığını, davanın kabulüne ilişkin kararın onanarak kesinleştiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ve işlemiş faiz alacaklarının davalıdan tahsili için Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2007/158 esas sayılı dosyasıyla yaptıkları takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takip konusu alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı tarafından işe başlatılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatları taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.
Dosya içeriğine göre, davacının işe iadesine ilişkin Ankara 8. İş Mahkemesinin 2007/158 Esas 2008-175 karar sayılı ve 25.03.2008 tarihli kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23.03.2009 tarihli onama kararının davacıya 20.04.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacı işçinin işe iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra kanuni sürede işe başlamak için davalı işverene başvuruda bulunup bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Davalı borçlu 15.09.2009 günlü icra takibine yönelik itirazında takibe konu alacaklar yönünden muaccel bir borcu olmadığı yönünde itiraz etmiştir.
Takibe konu ihbar ve kıdem tazminatı alacakları iş sözleşmesinin feshine bağlı alacaklar olduğundan öncelikle davacının işe iade kararı sonrasında kanuni süresi içinde davalı işverene işe iade başvurusunda bulunup bulunmadığı, işverenin işe başlatma süresi içinde davacı işçiyi işe başlatıp başlatmadığı, feshin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak davacının süresi içinde başvurduğunun anlaşılması halinde boşta geçen en çok dört aylık süre ile işe başlatılmama tarihindeki emsal ücret dikkate alınarak ihbar ve kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. İşe başlatılmama halinde, kıdem tazminatı için işe başlatılmadığı tarihten itibaren faiz yürütülmelidir. İşverence davacının işe iade yönündeki başvurusunun kabul edilmesine rağmen işçinin işe başlamaması halinde fesih artık 4857 sayılı Kanun’un 21/5. maddesi gereğince geçerli feshin sonuçlarını doğuracağından, ihbar ve kıdem tazminatının hesabında boşta geçen dört aylık süre ve işe başlatmama tarihindeki emsal ücret gözönünde bulundurulamaz. İşe iade kararından sonra kanunda öngörülen prosedürün yerine getirilip getirilmediği araştırılmadan ihbar ve kıdem tazminatının hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.