Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11652 E. 2010/12649 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11652
KARAR NO : 2010/12649
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazmina ilişkin faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 16.12.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Davacılar … ve … davalı … İnş. Ltd,Şti. Hakkında Ankara 7. İş Mahkemesinde açtıkları davada;daha önce aynı davalı hakkında Ankara 15. İş Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını,hükmedilecek tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep ettikleri halde,hüküm altına alınan manevi tazminatlar yönünde faiz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar bir karar verilmediğini,faizin sehven unutulduğunu,adı geçen kararın kesinleştiğini,bu nedenlerle Ankara 15.İş Mahkemesinde hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2000 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar geçen zamana ilişkin birikmiş 26.000,00 Tl faiz alacağının hüküm altına alınmasını talep etmişlerdir.
Ankara 15. İş Mahkemesinin 2004/140 E.,2006/525 K.,sayılı ilamında; davacıların …,…,davalının … İnş.Ltd.Şti.,davanın maddi ve manevi tazminat davası olduğu,20.06.2006 tarihli ilamla ‘davanın kısmen kabul, kısmen reddine,davacıların maddi tazminat davaları atiye terk edildiğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,davacı … lehine 5.000,00 TL, … lehine 5.000,00 TL manevi tazminatların davalıdan alınarak davacılara verilmesine,her iki davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine’dair karar verildiği,anılan kararın davacılar vekilince temyiz edilmediği,ancak davalı vekili tarafından temyiz edildiği,kararın Yüksek Özel Dairece onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılar ilk davada tazminat istemleri yönünden olay tarihinden itibaren yasal faizin de tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.Mahkemece ‘davanın kısmen kabul, kısmen reddine,davacıların maddi tazminat davaları atiye terk edildiğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,davacı … lehine 5.000,00 TL, Nure lehine 5.000,00 TL manevi tazminatların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,her iki davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine’ şeklinde karar verilmiştir.Davacıların dava dilekçesinde faiz de talep ettiklei göz önüne alındığında,fazla istemlerinin reddine dair karara faiz alacağıda dahildir.Nitekim bu karar temyizi kabil bir karar olup, davacı vekilince temyiz edilmemiştir.Artık bu mahkeme ilamında kesinleşen hususların tekrar yeni bir yargılamayla istenmesi olanaklı değildir.
Kesin hüküm HUMK’nın 237. maddesinde düzenlenmiştir.Bir davada kesin hükmün varlığı yargılamayı önleyen dava şartlarındandır.Mahkemece yargılamanın her hal ve aşamasında re’sen araştırılacak hususlardandır.Davacıların tazminat istemleri hakkında açtıkları ilk davada,mahkemenin ‘fazlaya ilişkin istemin reddine’ şeklindeki kararı faiz talebinide içermekte olup,anılan karar kesinleşmiştir.Yeni bir yargılamaya konu olamaz.Bu yönde açılan davanın reddi gerekir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun yerel mahkeme kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyoruz.