YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19184
KARAR NO : 2018/4512
KARAR TARİHİ : 26.09.2018
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili müvekkilinin, dava dışı … Tekstil Paz. ve San. Dış Tic. Ltd Şti. ile davalı banka arasında imzalanan 31/03/2010 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde 50.000,00 TL kefaletinin bulunduğunu, diğer yandan davalı banka tarafından 31/12/2012 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında … Şubesi …-… nolu … hesabında mevcut 20.698,77 USD’na el konulduğunu, esasen döviz miktarının TL karşılığı hesaplanarak müvekkilinin kefalet limitinin düşümü ile kalan kısım üzerinden takip yapılması gerekirken kefalet limitinin de aşılmak suretiyle kredi borcunun tamamı üzerinden müvekkili aleyhine … . İcra Müdürlüğü’nün 2013/ 30230 Es. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, icra takip dosyasında takip tutarı kadar borçlu olmadıklarının tespiti ile müvekkilinin borçlu olduğu miktarın tespitine ve % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kefalet limitinin 50.000.00 TL olduğunu ve sehven limit aşılacak şekilde takip yapıldığını kabul ettiklerini, davacının kefalet limiti düşüldükten sonra tahsil olunan 20.697,77 USD bakiyesi üzerinden takibe devam edilmesi gerektiğini, bu husustaki kabulleri de gözetilerek davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, davanın kabulü ile davacının … . İcra Müdürlüğü’nün 2013/ 30230 Es. sayılı dosyasında takibe dayanak Genel Kredi Sözleşmesindeki kefaleti nedeniyle borçlu olduğu miktarın 16.018,01.TL olarak tespiti ile, takibe bu miktar üzerinden devam edilmesine, takipte bu miktardan fazla istenilen miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kefalet limiti dikkate alınmadan takibe geçmiş olmasında davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 72. maddesi hükmüne dayalı menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece HMK’nın 26. maddesi hükmü de gözetilerek taleple bağlılık kuralı çerçevesinde davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak, menfi tespite hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.