YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/620
KARAR NO : 2019/5548
KARAR TARİHİ : 12.12.2019
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın kabulüne yönelik 2016/423 esas ve 2017/116 karar ve 29/09/2017 tarihli hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının, davalı banka ile dava dışı … arasında imzalanan 30.03.2009 ve 01.03.2010 tarihli kredi sözleşmesinde kefalet imzasının bulunduğunu, bu sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerin kapatıldığını, bu sözleşmelerin teminatı olarak verilen ipoteğinde davalı banka tarafından fek edildiğini, ancak davalı bankanın ihtarname keşide ederek 239.203,04 TL borç bulunduğunun belirtildiğini, davacının kefil olduğu sözleşmelerden kaynaklanan borcun ödenerek kapatıldığı ve yeni yapılan sözleşmelerden dolayı sorumluluklarının olmadığını ileri sürerek ihtarnamede ifade edilen 239.203,04 TL’den dolayı davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 30.03.2009 tarihli ve 01.03.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle müteselsil kefil sıfatıyla kefaletinin bulunduğunu, ipotek fek edilmesine rağmen kefaletinin devam ettiğini, bu nedenle de bu borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 01.03.2010 ve 30.03.2009 tarihli kredi sözleşmesini imzalayan davacının borcun tamamı ödenmekle kefalet ilişkisinin sona ereceği, banka ile borçlu arasında imzalanan ancak davacı kefilin imzasını taşımayan 23.07.2013 tarihli ve 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davacı yanın borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının kefil olduğu sözleşmelerden kaynaklanan kefaletinin devam ettiği, davacının 23.07.2013 tarihli 250.000,00 TL limitli sözleşmesinde kefalet imzasının bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalı bankanın borcun kaynağının 30.03.2009 ve 01.03.2010 tarihli kredi sözleşmelerinden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.