Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15785 E. 2010/12191 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15785
KARAR NO : 2010/12191
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, aylıklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 24.12.1999 tarihi itibarıyla kesilen kısmi yaşlılık aylığının, kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin ve 24.12.1999 tarihinden itibaren birikmiş aylık tutarı 8.000,00-TL’nin her yıl için işleyecek yasal faiziyle tahsili ile kısmi aylığın tama çevrilerek aradaki farkın yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davalı Kurumun ilk itiraz olarak yapmış olduğu yetki itirazı reddedilerek yargılamaya devam olunmuş ve “Birikmiş aylık tutarı 7.864,21-TL’nin 21.02.2006 temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle tahsiline, fazla istemle kısmi aylığın tam aylığa çevrilmesine yönelik istemin reddine,” karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarını oluşturan 506 sayılı Yasanın 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.” hükmü düzenlenmiştir.
HUMK’nun 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının kısmi aylığının kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınması ile ilgili işlemlerin yapıldığı davalı Kurum Şubesinin Balıkesir İl Müdürlüğü olduğu, davalı Kurumca, işlemlerin yapıldığı Balıkesir mahkemelerinin yetkili olduğununun ileri sürülerek cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ve süresi içinde yetkisizlik itirazında bulunulduğu, mahkemece yetkisizlik itirazının 28.04.2006 tarihli ara kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık Sosyal Güvenlik Kurumu Balıkesir İl Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir.
“Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak” şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır.
Davaya konu Kurum işlemi Balıkesir İl Müdürlüğünce yapılmıştır. Uyuşmazlığa konu Kurum işleminin bu şube muamelesinden kaynaklanmış olması karşısında, o yer iş mahkemesi yetkili kabul edilmelidir. HGK’ nun 2008/10-329 E,2008/334 K,16.04.2008 tarihli ilamı da bu yöndedir. Hal böyle olunca yerel mahkemece, davanın esasına girilmeksizin, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, talep halinde dosyanın yetkili Balıkesir Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.