YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14091
KARAR NO : 2010/13393
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi-manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine,manevi tazminat istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %39 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %20, davalı asıl işverenin %30, davalı alt işverenin %30, davadışı vardiya çavuşunun %20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 18.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 9.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davacının maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, alınması gereken 15,60 TL ret harcından davacı tarafından yatırılan 10,10 TL harcın tenzili ile bakiye 4,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, 18.000,00 TL manevi tazminatın 02.01.2003 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.160,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575,00 TL, manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 1.011,88 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 911,00 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 972,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 270,00 TL harcın düşümüyle kalan 702,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 270,00 TL nisbi harç ile 7,88 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 277,88 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.