YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5298
KARAR NO : 2011/8473
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna yönelik temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 15.9.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi zararının SGK tarafından bağlanması muhtemel gelirlerle karşılanacağı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.
Öte yandan 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
İş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça Sosyal Güvenlik Kurumunca davacıya mahkemece belirlenen sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak gelir bağlanmayacağından bu gelirin peşin sermaye değeri maddi zarardan düşülmeden Kurumca karşılanmayan maddi zarar miktarını belirleme imkanı bulunmadığından maddi tazminat istemli Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olmadığı bu davada sürekli iş göremezlik oranının tespitinin yapılamayacağı, yapılması halinde maddi tazminat istemli davanın sonuçlandırılmasının fiilen mümkün olmadığı ortadadır.HGK.’nun 07.02.2007 tarihli, 2007/21-69 Esas, 2007/55 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik Ve Teftiş Gurup Başkanlığınca düzenlenen raporda davacının 15.9.2003 tarihinde davalı iş yerinde geçirdiği zararlandırıcı olayın iş kazası olarak kabul edildiği, SGK. Maluliyet Daire Başkanlığınca %9.10 oranında sürekli iş göremez duruma geldiğinin belirlendiği, YSK. ca 27.2.2007 ve 28.7.2010 tarihlerinde düzenlenen raporlarda oranın %9.10 olduğunun bildirildiği, ATK. 3. İhtisas Kurulu 24.10.2007 tarihli raporu ile oranın %9.1, ATK. Genel Kurulunun 12.6.2008 tarihli raporu ile % 13.3 olarak belirlendiği, davacının meslekte kazanma gücü kaybına yapılan itirazlar neticesinde son olarak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 12.6.2008 tarihli raporuyla davacının zararlandırıcı olay nedeniyle %13,3 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının belirtildiği, iş güvenliği uzmanlarından alınan raporda davacıya meydana gelen olayda %60, davalıya ise %40 oranında kusur izafe edildiği, davacının maddi zararının tazmini noktasında %13,3 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybına ve %40 oranındaki kusur durumuna göre hesaplama yaptırıldığı,davacıya kurum tarafından herhangi bir gelir bağlanmadığı mahkemece Kurumdan %13.3 oranına göre gelir bağlanması halinde peşin sermaye değerinin sorulduğu SGK.’ca da bağlanması muhtemel gelirin peşin, sermaye değerinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacıya SGK. başkanlığını ve işvereni hasım göstermek suretiyle sürekli iş görmezlik oranının tesbiti davası açması için önal vermek, o davayı bekletici mesele yapıp çıkacak sonuca göre bir karar vermek, davacı dava açmayacağını %9.1 oranına göre hesaplama yapılmasını talep ettiği takdirde %9.1 oranını esas alarak maddi zararı hesaplatıp, manevi zararı bu orana göre takdir edip bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların manevi tazminat miktarına ve hesap raporuna yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.