YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/34568
KARAR NO : 2013/27647
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, feshin haklı nedene dayalı olarak yapıldığından davanın reddini karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, İş hukukunda is güvencesi kapsamındaki isçiler açısından feshin haklı nedene dayandığının ispat yükümlülüğü işverene ait olduğu, İşveren öncelikle feshin sekil şartlarına uyduğunu, daha sonra içerik yönünden feshin haklı nedene dayandığını ispatla yükümlü olduğunu davacının müşterisine yazılı izin olmaksızın kullandırdığı kredinin telefonla verilmiş sözlü izne dayalı olduğu, bu şekilde kredi kullandırıldığının, kredi en az üç kişinin imzasıyla verilebildiği, banka prosedürü gereği çalışan diğer personellerce de bilinmesinin gerektiği,davacının iddiasına göre (yıllık izin formlarında bu tarihler yer almamakta ancak davalı tarafından bu beyanın aksi iddia edilmemiştir) yıllık izinde olduğu dönemde benzer işlemlerin yapılmasının, bu tarz işlemlerin sadece davacı tarafından yapılmadığını ortaya koyduğu, hesap sahibinin herhangi bir yakınması olmadığına göre zarar görmediği, aynı nedenle bankanın da itibar kaybı yada maddi zarar yaşamadığı, davacının bu işten kendisine yada başkasına maddi menfaat sağladığına ilişkin bir delil bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi 09.04.2012 tarihli fesih bildiriminde “… … Akaryakıt unvanlı firmaya yazılı talimatı olmaksızın O/N kredi kullandırılarak müşterinin MT-2 referanslı hesabına alacak geçildiği, kredinin müşterinin bilgisi dışında, faizi anaparadan tahsil edilmek suretiyle 3 ay boyunca temdit edildiği, kredinin kapatılması sürecinde eksilen anaparanın (faiz tahsilatları nedeniyle) firmaya 05.01.2011 tarihinde kullandırılan 4,401 TL tutarındaki ticari kredili mevduat hesabından (TKMH) karşılandığı, Müşterinin MT-1 nolu vadesiz mevduat hesabına bağlı olan ticari kredili mevduatın
(TKMH), 02 12.2010 tarihinde tarafınızca MT-2 nolu vadesiz mevduat hesabına tanımlandığı (MT-2 nolu hesabın internet bankacılığı üzeinden görüntülenememesi) ve bu suretle yapılan işlemin müşteriden gizlendiği, diğer taraftan değişik tarihlerde (30.03.2011 ve 06.09.2011 vb.) MT-2 nolu hesaba MT-1 no.lu hesaptan birkaç gün süreli virman yapılmasını sağlayarak TKMH bakiyesinin takibe düşmesini engellediğiniz ve bu şekilde olayı gizlemeye devam ettiğiniz tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Bankamız Disiplin Yönetmeliğinin “Bankanın, kusurlu eylem sonucunda doğmuş veya ileride doğabilecek şekilde zarara uğratılmasında, doğrudan veya dolaylı paya sahip olmak” şeklinde izah edilen 5.4.5.3. maddesi, “Banka müşterilerini kasıtlı olarak zarara uğratmak” şeklinde izah edilen 5.4.5.17. maddesi ve “Bankanın itibarını düşürecek veya imajını zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak” şeklinde izah edilen 5.4.5.24. maddesi ile Bankamız Etik İlkeler Sözleşmesinin “Çıkar Çatışmaları” başlığı altında tanzim edilen; “.. Çalışanlarımızın görev ve yetkilerini kötüye kullanarak veya her ne suretle olursa olsun kendisine veya diğer kişilere doğrudan/dolaylı olarak yarar sağlamaları” hükümleri gereğince “İŞTEN ÇIKARILMANIZA” karar verilmiştir. Sözü geçen karar doğrultusunda, insan Kaynakları Yönetmeliği’ nin hükümleri ve 4857 sayılı İş Kanunun’un 25/II. maddesi gereğince İş Sözleşmenizin 10.04.2011 tarihi itibarıyla tazminatsız ve bildirimsiz olarak ..” feshedildiği davacıya bildirilmişdir.
Mahkemece davacı tarafından davalıya karşı açılan işe iade davasının kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu fesih bildiriminde yer alan fesih sebeplerini tam olarak karşılar nitelikte olmadığından yeterli görülmemiştir. Mahkemece, bankaya ait disiplin yönetmeliğide getirtilerek, aralarında bankacılık mevzuatı ve teamülleri konusunda uzman bilirkişide bulunan bilirkişi heyetinden gerekiyorsa yerinde inceleme yetkiside verilerek davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlemlerin bankacılık mevzuatına uygun olup olmadığı, davacının sözkonusu işlemlerden kendisine veya başkasına çıkar sağlıyıp sağlamadığı, sözkonusu işlemlerde kusuru sebebiyle davalı bankanın veya müşterinin zararı olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınması ve edinilecek kanaate göre tüm deliller yeniden değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.