Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15033 E. 2010/12300 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15033
KARAR NO : 2010/12300
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.4.1994-26.3.2000-15.7.2001-30.8.2002 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı davalı iş veren şirkete ait otobüs işletmesi iş yerinde şoför olarak 1.4.1994-26.3.2000 ve 15.7.2001-30.8.2002 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı halde bildirimlerin eksik olduğunu eksik sürelerin tesbitine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacının 15.4.1996-10.6.1996 tarihleri arasında bildirilmeyen 10 gün ile 10.2.1997-5.6.1997 tarihleri arasında bildirilmeyen 30 gün olmak üzere toplam 40 günlük eksik sürenin tespitine karar verilerek fazla talebin reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle varılan sonuç doğru değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi, kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işveren tarafından davacı adına 15.4.1996-10.6.1996 tarihleri arasında 45 gün, 10.2.1997-5.6.1997 tarihleri arasında da 85 günlük bildirimin yapıldığı anlaşılmaktadır.İhtilaflı dönem içinde 1988-1999 tarihleri arasında çalışan bordro tanığı Osman Sarıkaya davacının 1994 yılında bahar aylarında çalışmaya başladığını, kendisi işten ayrıldığı tarihte davacının çalışmaya devam ettiğini, davalı iş yerinde 1994-2003 tarihleri arasında katip olarak çalıştığını belirten bordro tanığı … davacının 1994-2000 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, bir yıl ara verdikten sonra tekrar dönerek 1 yıl daha çalıştığını, bazen şoför bazen de yazıhanede idarecilik yaptığını, komşu iş yeri tanıkları … ,… davacı iddialarını doğrulayarak davacının 1994-2000 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, bir yıl ara verdikten sonra yeni otobüslerin alınması ile 2001 yılında tekrar işe girerek 1 yıl daha çalıştığını bildirmişlerdir.Gerek bordro tanığı, gerekse komşu iş yeri tanıklarının birbirini doğrulayan tutarlı ifadelerinden davacının davalıya ait iş yerinde 1994-2000 ve 2001-2002 tarihleri arasında şoför ve idareci olarak aralıksız çalıştığı anlaşılmakla davanın aynen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 9.12.2010 oybirliğiyle karar verildi.