YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/33328
KARAR NO : 2013/27643
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı taşeron şirketin işçisi gibi görünse de davalı Türkiye … Fabrikaları A. Ş. ile davalı şirket arasındaki alt işveren ilişkisinin muvazaalı oluşturulduğunu, kendisinin baştan beri davalı Türkiye … Fabrikaları A. Ş. işçisi olduğunu, sendika üyelik fişlerinin asıl işverene gönderildiğini, asıl işverenin ise fabrika ile ilgisi olmadığından üyelik formlarını iade ettiğini ve iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminata bir yıllık brüt ücreti tutarında hükmedilmesi ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Türkşeker A.Ş., kendisinin ihale makamı olduğunu, … ambarı tahmil ve tahliyesi ile şekerin istiflenmesi işinin yardımcı işlerden olup alt işverene verilebilecek işlerden olduğunu belirterek, davanın husumet ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davalı Türkiye … Fabrikaları A. Ş. yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince “Asıl işverenin de borçlardan sorumlu olduğu ve ayrıca mahkemenin yetkisi bakımından da 5521 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Kanun 7. maddesi çerçevesinde Ankara mahkemelerinin de yetkili olduğu” gerekçesi ile bozulmuştur.
Yerel mahkeme bozma ilamına uymuştur. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda mahkeme, davalı Türkiye … Fabrikaları A. Ş. yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise davanın esastan reddine karar vermiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarılmasına karşın davalı Türkiye … Fabrikaları A. Ş. hakkındaki davayı yine husumetten reddetmesi hatalıdır.
Asıl işveren de, alt işverenin borçlarından kural olarak sorumlu bulunduğundan asıl işverenin de davalı olarak gösterilmesi doğrudur.
Bu nedenle yerel mahkemenin asıl işveren hakkındaki davayı husumetten reddetmesi isabetsizdir.
Yerel mahkeme, alt işverene karşı açılan davayı ise, 4857 sayılı İş Kanunu 18. maddesinde öngörülen en az 30 işçi çalıştırma şartının bulunmadığı gerekçesi ile esastan reddetmiştir.
Alt işveren, işçiye gönderdiği fesih ihbarnamesinde, verilen süre içinde diğer işyerine gelmemesini gerekçe göstermiştir. Buradan alt işverenin birden fazla işyeri olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı alt işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde fesih tarihindeki işçi sayısı Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları da istenerek tespit edilmeli ve daha sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı saptanmalıdır.
Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Bu nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.