YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/34954
KARAR NO : 2013/29057
KARAR TARİHİ : 13.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal … genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Kazakistan’da bulunan şantiyesinde işçi olarak çalıştığını, yemek, barınma ve Türkiye’ye gidiş geliş uçak biletlerinin işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin haksız ve gerekçesiz olarak işveren tarafından feshedildiğini, yasal haklarının ödenmediğini, davacının fazla mesai yaptığını, iki haftada bir Pazar günü izin kullandığını, dini ve milli bayramlarda çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal … ile genel tatil ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, davacının hafta tatillerini kullandığını, ücretlerinin bordro ile ödendiğini fazla mesai ücretlerinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının hiç bir alacağının olmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden yokken feshedildiği, davacının hafta tatili, ulusal … ve genel tatil çalışması ve bu kalemlerden alacakları olduğu, fazla çalışma ücretinin ödendiği, yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ücretinin miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanun’un 8. ve 37. maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma şartlarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda davacı 1650 $ ücret aldığını iddia ederken davalı davacının 1200 $ ücret aldığını savunmaktadır. Davalı tarafından temyiz dilekçesine eklenen belgede davacı hanesinde ücretin 1350 $ olarak yazıldığı görülmektedir. Taraflar arasında ücretin miktarı ihtilaflı olup, yukarıdaki esaslara göre emsal ücret araştırması yapılarak davacının ücretinin tespiti ile davacının taleplerinin hüküm altına alınması gerekirken davacının iddia ettiği ücretin kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davalı tarafından davacının alacaklarının ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamına göre davacının davalı aleyhine icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından bu takip dolayısıyla davacının bütün alacaklarının ödendiği savunulmakta olup, temyiz aşamasında bir kısım ödeme belgeleri sunulmuştur. Mahkemece tarafların bildirdikleri icra dosyası getirtilerek incelenmeli ve takibe konulan alacaklar ile dava edilen alacakların aynı olup olmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Bundan sonra davacının talepleri değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Bunun yapılmayarak eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.