Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/8146 E. 2012/17574 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8146
KARAR NO : 2012/17574
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin feshini talep etmesi üzerine bu talebin müvekkil şirket tarafından kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı işçinin kendi özgür iradesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiği, işçinin iradesinin fesada uğradığına dair herhangi bir iddianın da olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı taraf davacı işçinin iş sözleşmesinin feshini talep etmesi üzerine bu talebin kabul edildiğini savunmuştur. Dosya içerisinde yer alan 30.09.2011 tarihli “Sulh ve İbraname” başlıklı belge içeriğinde sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshedildiğinin belirtilmiş olmasına karşın yine aynı belgede kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğinin de kaydedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamaz. İstifa belgesine dayanılmakla ve davacının kendisinin işi bıraktığı savunulmakla birlikte, işçiye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olması çelişkili durum olduğu gibi işten ayrılma bildirgesinde de sigortalının işten ayrılış nedenin kod:04 (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) gösterilmesi de savunma ile çelişmektedir. Tüm bu tespitler karşısında iş sözleşmesinin işverence geçerli sebebe dayanmaksızın feshedildiğinin kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 773,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 10.09.2012 tarihinde karar verildi.