Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19167 E. 2012/24112 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19167
KARAR NO : 2012/24112
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kesinleşen işe iade kararı üzerine süresinde işverene başvurmasına rağmen işverence önceki şartlarda işe başlatılmadığını, dört aylık boşta geçen süre ücreti, faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri, KDV ve protesto masrafı için takip başlattığını, davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu belirterek , davalının itirazının iptali ile asıl alacağın %40 ‘ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işe iade davasının kesinleşmesi üzerine davalı işyerine başvurduğunu ve davalının da davacıyı işe başlatmak üzere işyerine çağırdığını, işyerine gelen davacının işe girişinin yapılabilmesi için bazı belgelerin imzalanması gerektiğini, davacının bu belgeleri imzalamaktan kaçındığını, sigortasız olarak çalışmak istediğini söylediğini, davacının amacının işe başlamak değil işe başlatmama tazminatı talep etmek olduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının eski işine iade edilmediği gerekçesiyle, boşta geçen süre ücreti yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline ve asıl alacağın %40 ‘ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, diğer alacaklara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret, ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez.
4857 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi ve samimi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İhbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki emsal işçi ücretine hesaplanır.
İş sözleşmesi geçersiz nedenle feshedilen işçinin süresinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması veya başlatılması halinde çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları geçersiz sayılan feshi izleyen dönem ücretine göre hesaplanmalıdır.
Dosya içeriğine göre , davacının süresi içinde işverene işe iade talebinde bulunduğu, davalı işverence işe davet edildiği ve işe başlatıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu giriş belgelerini imzalamak istemediği ve sigortasız çalıştırılmasını talep ettiği tanık anlatımları ve işverence tutulan tutanaklarla sabittir. Davacı her ne kadar eski şartlarda işe başlatılmadığını iddia etmekte ise de, davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; işe iade başvurusu yaptığı tarihten önce ve sonra başka bir işyerinde kesintisiz olarak çalıştığı, davalı işveren tarafından işe başlatıldığı tarihte dahi diğer şirket tarafından çıkışının yapılmadığı, aynı anda diğer işyerinde de çalışmaya devam ettiği görülmüştür. Bu durumda, davacı her ne kadar işe iade için süresinde başvurmuş ise de işe başlatılma talebi samimi olmadığı için işe iadenin sonuçlarından yararlanamaz. Mahkemece bu durum gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.