YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9530
KARAR NO : 2010/12728
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği … …, … Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; davacıların fen bilirkişi raporlarında (B) ile gösterilen 499,37 m² lik kısım için açtıkları davanın reddine, (A) ile gösterilen 8000 m²’lik bölümün bir kısmı yeşil alan, bir kısmı da yol olarak imar planında gösterildiğinden, imar planının da meclis onay tarihi 11.09.1995 tarihinden itibaren kamu malı niteliğini kazandıklarından tescil talebinin reddi ile bu kısım üzerinde davacıların zilyetliklerinin tespitine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz boşluk olarak tapulama harici bırakılmıştır. Daha sonra 22.08.1994 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında orman alanı dışında yer almıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu (A) ile gösterilen taşınmazın tescil harici bırakıldığı 04.03.1975 tarih ile imar uygulamasının yapıldığı 11.09.1995 tarih arasında davacılar yararına 20 yıllık zilyetlikle taşınmaz edinme süresinin dolduğu, imar uygulaması sırasında çekişmeli yerin bir kısmının yeşil alanda bırakıldığı,bir kısmının da yol olarak ayrıldığının anlaşılmasına göre mahkemece davacıların zilyetliklerinin tespiti yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; tapulama harici bırakılan taşınmazın tescili davalarında yasal hasım olan davalı Hazineye vekalet ücreti yükletilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün Hazine aleyhine vekalet ücreti takdir edilen 5. bendinin kaldırılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.