Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11036 E. 2011/6410 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11036
KARAR NO : 2011/6410
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna yönelik temyiz itirazlarının reddine .
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, hüküm altına alınan manevi tazminatın 30.000,00 TL’lik kısmından …. Tekstil San ve Tic.Ltd.Şti’nin, 50.000,00 TL’lik kısmından … ‘in sorumlu tutulmasına karar vermiştir.
Tazminat davalarında işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, 11.12.2007 tarihinde asma tavan montajı yaptığı esnada iskeleden düşerek hayati tehlike geçirecek biçimde yaralanan davacının vücudunda kemik kırıkları oluştuğu, 2022 sayılı Yasa’dan yararlanması amacıyla düzenlenen Kahramanmaraş Devlet Hastanesinin 10.07.2008 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacıda % 92 oranında sakatlık oluştuğu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesinin 1.3.2010 günlü sağlık
kurulu raporuna göre davacının bu haliyle çalışarak hayatını kananamayacağı ve sürekli olarak bakım ve desteğe muhtaç olduğunun bildirildiği, olayın Kurum tarafından iş kazası kabul edildiği, iş kazası sonucu davacıda oluşan meslekte güç kayıp oranının SGK Başkanlığınca saptandığına ilişkin dosyada bir belgenin bulunmadığı mahkemece dosyada bulunan tıbbi raporlar esas alınarak davanın sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu’na gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Yapılacak iş; olayın Kurumca iş kazası kabul edilmesi nedeniyle davacının gelir bağlanması amacıyla Kurumu başvurusu, sürekli iş göremezlik oranını belirleyen Kurum kararı veya rapor olup olmadığını sormak, varsa gelir bağlama kararı ile sürekli iş göremezlik oranını belirleyen tüm karar ve raporları istemek, sürekli iş göremezlik oranına itiraz edilmesi halinde yukarıda yazılı prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranını kesin olarak belirlemek, davacının maddi tazminat istemiyle açtığı bir dava varsa dosyayı getirtmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı belirlenmeden dosyadaki tıbbi raporlar esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 18.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.