Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11446 E. 2011/6413 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11446
KARAR NO : 2011/6413
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, sigortalının iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma geldiği iddiasına dayalı sigortalı ve yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, manevi tazminat isteminin kabulü ile davacı … yararına 15.000,00 TL, çocukları …… ve … yararına ayrı ayrı 2.000,00 TL manevi tazminatın 16.7.2008 kaza tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı … İdaresinde 2001 yılından itibaren vasıfsız işçi olarak çalışan davacının 16.7.2008 tarihinde kanalizasyon çalışması yaptığı esnada göçük meydana gelmesi üzerine yaralandığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca tahkikat yapılarak olayın iş kazası olarak kabul edildiği, TC Sağlık Bakanlığı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 7.8.2008 ve 16.9.2008 günlü raporlarına göre davacının kafa ve yüz kemiklerinde kırık meydana geldiği belirtilerek 15.01.2010 tarihine kadar istirahat etmesi gerektiğine karar verildiği ancak iş kazası sonucu davacıda oluşan meslekte güç kayıp oranının kesin olarak saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Tazminat davalarında hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tahkikatın sonuca etkili olmadığı tahkikakın SGK Başkanlığınca yapıması gerektiği düşünülmeksizin SGK Başkanlığınca olayın iş kazası olup olmadığı ve davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı SGK Başkanlığınca belirlenmeden dosyadaki tıbbi raporlar esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı …’nin nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.