Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9357 E. 2011/426 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9357
KARAR NO : 2011/426
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 70.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılar vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … ile davalılardan … Ltd. Şti. vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı ile ihbar edilenler adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, nitelikçe 05.11.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili ile davalılar vekillerince temyiz olunmuştur.
Davalılardan … AŞ cevap dilekçesinde, davacının kaza geçirdiği işyerinin …AŞ’ne ait olduğunu, davanın yöneltildiği … AŞ’ne ait işyeri olmadığını, davacının davasını yanlış tüzel kişiliğe yönelttiğini ileri sürerek husumet itirazında bulunmak suretiyle davaya karşı koymuştur.
Bir davada tarafların davacı ya da davalı sıfatına haiz olup olmadıkları taraflarca yargılama sırasında ileri sürülebileceği gibi, dosya kapsamından anlaşılabiliyorsa mahkemece de kendiliğinden göz önüne alınması gereken hukuki bir durumdur. İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak davacı ile davalı arasında, sözleşmeye, haksız fiile veya kanuna dayanan bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Böyle bir ilişki yoksa veya borç ilişkisi davacı ile üçüncü kişi arasında ise, böyle bir borç ilişkisinde taraf olmayan kişiye yönelik davanın sıfat( pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Öte yandan davanın, hasımda değil temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği, Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, iş kazası sonucu ölen işçinin: … AŞ’ne ait işyerinde taşeron … Ltd Şti işçisi olarak çalışırken kaza geçirdiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ve özellikle sigorta müfettişinin 02.03.2005 tarihli raporu ile dosyaya sunulan işveren mali sorumluluk sigorta poliçelerinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın, … AŞ aleyhine açılması gerekirken, … AŞ aleyhine açılmış olmasının hasımda değil temsilcide yanılma olduğu ortadadır.
Her ne kadar hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarında … AŞ ‘ne kusur verilmiş ise de, bilirkişiler tarafından davalı gösterilen bu şirketin asıl işveren olduğu zannıyla üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle kusur verildiğinin anlaşılmasına göre, işveren sıfatının bulunmaması halinde … AŞ’nin kusurunun söz konusu olmadığı da ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olguları göz önünde tutulmaksızın ve özellikle temsilcide hata yapıldığının kabulü ile davacıya dava dilekçesindeki davalı adını düzeltilmesi için önel verilip dava ve düzeltme dilekçesinin gerçek işveren olan şirkete tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmek gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı … AŞ’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davacılar ile davalı Aydın Vinç San Tic Ltd Şti’nin tüm temyiz itirazlarının ileride incelenmesine davalı Gülermak Ağır San. İnş. ve Taah. AŞ’nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.