YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6946
KARAR NO : 2010/10052
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 19/10/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/07/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden gelmedi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat … ile ORMAN YÖNETİMİ vekili Avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 104, 108, 119 ve 169 parsel sayılı taşınmazlar , belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı … Mümtaz … ve arkadaşları dava konusu taşınmazın, Marmaris … Köyünde öncesindeı 3 … arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının Çilecik Gediği, Taşbükü İskelesi, Kocaalan, Balandağı, …, Mezar Gediği, …, … Çiftliği, İnbükü dışındaki … Taş, Kırvasil Çiftliği ve Gölenya Beli olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını davalı veya mirasbırakanlarının 1952 yılına kadar bu araziyi %25 hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıklarını,ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıklarını, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak … tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında ise bilirkişilerin gerçekleri sakladıklarını, sabit hudutlu olmaları nedeniyle miktarına itibar edilmesi gereken tapuların kapsamındaki ormanların, 4785 sayılı kanunla devletleştirilmesinden dolayı bunların bedelleriyle ilgili olarak Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın devam ettiğini ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazın tapu malikleri adına tescili istemiyle dava açmışlardır. ORMAN YÖNETİMİ, davaya konu 104 ve 169 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliği ile Hazine adına tescili, HAZİNE davaya konu taşınmazların özel mülkiyete konu olacak taşınmazlardan olmadığını belirterek Hazine adına, … VE … … ise, davacı … murisleri …, … ve … …’nin, dava dışı … … isimli kişiye satmayı vaat ettikleri yerlerin bu defa anılan kişi tarafından 1991 ila 1994 yıllarıarasında düzenlenen sözleşmelerle kendilerine satışın vaat edildiğini belirterek …’e ait payın ½ oranında adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Davalılar ise taşınmazın kendilerine ait olduğunu; davacıların taşınmazda malik olmadığını, dayandıkları tapu kaydının hukuken geçerli bir tapu kaydı olmadığını bu nedenle de davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.
Mahkemece, davacı ve katılan davacı gerçek kişilerin davalarının REDDİNE, Orman Yönetiminin … Köyü 104, 108 ve 119 sayılı parsellere ilişkin davasının REDDİNE, bu parsellerin tesbit gibi davalı adına tesciline, Orman Yönetiminin 169 sayılı parsele ilişkin davasının KISMEN KABULÜNE, bu parselin müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen yeşil ile taralı 706.09 m2 bölümünün Orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide gösterilen 9892.06 m2 bölümünün tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, …, …, … … …, … ve paydaşları, … tarafından temyiz edilmekle,Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/03/2007 gün ve 2006/10925-2007/3645 sayılı bozma kararı ile (Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığından yeniden keşif yapılarak, 1967 yılında yapılan orman kadastrosunun uygulanması suretiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanamayacağı, sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği ve 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet Ormanları belirlendiği, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların devletleştirildiği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceği, Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kayıtlarının Yönetimi bağlamayacağı, 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesinin, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olacağı, Tapu kayıtları bu kayıtlara dayananların yararına olduğu kadar, aleyhine de delil oluşturacağı, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince değişebilir nitelikteki tapu kayıtlarının kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, kaydın yüzölçümü ile geçerli asıl kapsamı orman değil ise, kayıt fazlasının ormandan açılmış olduğunun kabul edileceği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bile olsa, orman içi açıklıkların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, yine doğal ve kültürel sit alanları ile bunların koruma alanlarının zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği, düşünülerek taşınmazın niteliği belirlenmesi, Kesinleşmiş mahkeme kararlarının tarafı olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı, devlet ormanlarının mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkının Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu nazara alınarak, devlet ormanlarına ilişkin sav ve savunmaların Hazine ve Orman Yönetimi tarafından ayrı ayrı yapabileceği gibi birlikte de yapılabileceği gözetilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, …, …, …, …, … , …, …, … , …. ve … ’nın davasının FERAGAT, diğer davacılar ve katılan davacı hazinenin davasının ESASTAN REDDİNE, katılan davacı … Yönetiminin davasının KISMEN KABULÜNE, … köyü 104 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline, 119 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişi raporunda B ile gösterilen 642,13 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde hazine adına tesciline,169,108 ve 119 parsel sayılı taşınmazların … bilirkişisinin raporunda (A) ile gösterilen 1330,70 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı … adına tesciline, 169,119 ve 108 parsel sayılı taşınmazların 3.derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, katılan davacılar, … … ve …’ın dava dilekçesinden görev yönünden reddine, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm katılan davacı … YÖNETİMİ vekili, HAZİNE vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına,kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada,çekişmeli 104 parsel sayılı taşınmazın tamamının ve 119 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 642,13 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman bütünlüğünde ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu gibi, bu niteliği ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu, çekişmeli 108 parselin tamamı ile 119 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişisinin raporunda (A) ile gösterilen 1330,70 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, Orman Yönetimi, Hazine ve gerçek kişinin 104,108 ve 119 sayılı parseller hakkındaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile,bu parseller hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2- Orman yönetimi ve Hazinenin 169 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece daha önce, 1991/214-2004/40 sayılı karar ile ( 169 sayılı parsele ilişkin davasının KISMEN KABULÜNE, bu parselin müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen yeşil ile taralı 706.09 m2 bölümünün Orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide gösterilen 9892.06 m2 bölümünün tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş)karar davalı … tarafından temyiz edilmemiş ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2009 gün ve 2006/10925- 2007/3645 sayılı bozma kararı ile mahkeme kararı kişi adına tesciline karar verilen 169 sayılı parselin 9892.06 m2 bölümüne yönelik olarak bozulmuş, orman olduğuna karar verilen krokisinde (B) ile gösterilen yeşil ile taralı 706.09 m2 bölümü hakkında hüküm bozulmayarak, kararı temyiz etmeyen davalı … aleyhine orman yönetimi lehine kazanılmış hak oluşmuştur.Usule ilişkin kazanılmış hakka aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir.Böyle bir sonuç kabul edilemez. Usul kanunumuzda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de,kararın temyiz edilmesi sonucunda verilen kararın hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamanın yanı sıra , mahkemelerden verilecek karalarda hukuki istikrarın sağlanması amacına ulaşılması için uygulamada kabul edilmesi nedeniyle,usuli kazanılmış hak kavramı,kamu düzenine ilişkin ve usul hukukunun dayandığı ana esaslardandır.Usuli kazanılmış hak için kanunda açık hüküm bulunmaması, onun kabul edilmemesini gerektirmez.
O halde,mahkemece daha önce, davaya konu 169 sayılı parselin krokide (B) ile gösterilen yeşil ile taralı 706.09 m2 bölümünün Orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar,davalı … tarafından temyiz edilmediği için , katılan davacı … yönetimi yararına oluşmuş bulunan usuli kazanılmış hak ihlal edilecek biçimde karar verilemeyeceği gibi, mahkemece bozma sonrasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişiler orman yüksek mühendisleri … , … ve Orman Mühendisi … tarafından kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli169 sayılı parselin krokide (B) ile gösterilen yeşil ile taralı 706.09 m2 bölümünün orman sınırı içinde kaldığı dahi saptandığına göre, çekişmeli 169 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; katılan davacı … YÖNETİMİ vekili, HAZİNE vekili ve davalı … vekilinin 104,108 ve 119 sayılı parseller hakkındaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle; katılan davacı … YÖNETİMİ vekili ve HAZİNE vekilinin 169 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL. vekalet ücretinin davalı …’tan alınarak, katılan davacı Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine 13/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi .