Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10621 E. 2013/17108 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10621
KARAR NO : 2013/17108
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerlerinde 22/07/1985-20/03/1987 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 22.7.1985-20.3.1987 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti ile işverenin kuruma verdiği işe giriş bildirgesi ve dört aylık dönem bordrolarında davacının sigorta sicil numarasının sehven farklı bildirilmesi sebebiyle oluşan hatanın düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava niteliği gereği Anayasal Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin olup, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince hizmetin aidiyetinin istenildiği durumlarda, öncelikle dava onunda hak alanını ilgilendirdiğinden hizmetinin aidiyeti istenilen kişinin yöntemince davaya katılımı sağlanarak bu yöne ilişkin beyanının alınması gerektiği ortadadır. Mahkemece … davaya dahil edilmiş ancak dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerince davacı adına kuruma verilen işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, 1985/1-1987/3 arası dönem bordrolarının Kurumdan celbedildiği ancak davacı ve dahili davalının dönem bordrolarında yer almadıkları, 301062.34 sicil numaralı davalı işyerinin 1.5.1980 tarihinde 506 Sayılı Yasa kapsamına alınıp 17.4.2003 tarihinde anılan yasa kapsamından çıkarıldığı,davaya dahil edilen …’ın hizmet cetvelinde …’e ait 22.7.1985- 20.3.1987 tarihleri arası 319922 sicil nolu işyerinde geçen çalışma sürelerinin gözüktüğü, davacıya 23.8.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 1.9.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum cevabına göre ihtilaflı dönemin davacının yaşlılık aylığı süre hesabında nazara alınmadığı, 319922 sicil numarasının davalı işverene ait olup olmadığı hususunun belli olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı ve hizmetin aidiyeti yöntemince araştırılmadan bordro veya kayıtlı komşu işyeri çalışanı olup olmadığı tespit edilemeyen tanık beyanına dayalı olarak eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp, işyerine ait dönem bordroları getirtilerek davacı ile aynı dönemde çalışmış işverenin kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak, aynı dönemde çalışan bordro tanığı bulunmadığı taktirde, ilgili SGK İl Müdürlüğünden ve Belediye Başkanlığından gerekirse zabıta marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahiplerinin hem ilgili Kurumlar nezdindeki kayıtları üzerinde hem de mahallinde titizlikle araştırılıp tespit edilerek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak,.. sicil nolu işyerininin hangi işverene ait olduğunu araştırmak,dahili davalının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını, kazandı ise hizmet cetvelinde gözüken ihtilaflı dönemi kapsayan sürelerin kurumca dikkate alınıp alınmadığını Kurumdan sormak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.