YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3555
KARAR NO : 2011/5558
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince süresinde,davalı vekilince de süresi dışında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Hükümde, temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, karar İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilen nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Somut olayda hüküm, temyiz eden davalı vekili yokluğunda verilmiş ve 08.02.2010 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalının temyiz başvurusu ise, 22.02.2010 tarihinde, 8 günlük süre geçirilerek gerçekleşmiştir. Davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçtiğinden 1.6.1990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine,
2-Davacının temyizine gelince; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulü ile % 12,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hesaplanan 4.532,28.- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde kaza tarihi olan 13.09.1995 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesine rağmen, mahkemece, maddi tazminat miktarı için hükmedilmemiş olması, manevi tazminat miktarına da dava tarihi olan 20.01.2003 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine,13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.