YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8820
KARAR NO : 2013/15860
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan 05/09/1995-07/04/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 05/09/1995-07/04/2009 tarihleri arası davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş isede, bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait iki farklı işyerinden davacı adına 1987-07/04/2009 tarihleri arası bildirim yapıldığı, 2006/9. aydan itibaren bildirimlerin tam, öncesinde ise kısmi olarak yapıldığı, dinlenen bordro tanıklarından … beyanında, davacı ile 1986 yılından 2002 yılına kadar birlikte çalıştıklarını, davacının 2002-2004 arası 2 yıl ara verdiğini, akabinde mahkemece sorulması üzerine bu tarihleri karıştırdığını, hangi tarihler olduğunu bilmediğini belirttiği, diğer bordro tanığı Saliha ise davacı ile 1997-2004 tarihleri arasında birlikte çalıştıklarını beyan ettiği, bilirkişi raporunda ise, 2 yıllık ara vermenin 1992-1994 yılları arasında olduğunun düşünüldüğü belirtilmiştir.
Somut olayda, tanık beyanında geçen 2 yıllık ara vermenin hangi döneme denk geldiği net bir şekilde tespit edilmeden sonuca gidildiği, böylece davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, dosyada bulunan dönem bordrolarından, bordro tanıkları resen tespit edilip dinlenerek 2 yıllık ara vermenin hangi döneme denk geldiği hususunun belirlenmesi için beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.