Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19522 E. 2010/3734 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19522
KARAR NO : 2010/3734
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz ile tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … YÖNETİMİ, … KÖYÜ, 219 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yer olduğu halde, yörede ilk kez yapılan orman kadastrosu sırasında önce orman sınırı içine alınıp orman niteliğini yitirmesinden dolayı orman sınırı dışına çıkarılma işleminin hatalı olduğundan, tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın orman niteliğini yitiren yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ilk kez yapılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışmanın 13/05/2008 tarihinde ilan edilmesi üzerine 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık ilan süresi içinde açılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz ve tapu iptal ve tesciline ilişkindir.
219 parsel sayılı taşınmaz genel arazi kadastro çalışması sırasında, zeytinli tarla niteliği ve 48830 m2 yüzölçümünde vergi kaydı ile zilyetlik nedenine dayalı olarak … KİPER adına tespit edilmiş, tutanağı 12/10-11/11/1985 tarihleri arasında ilan edilerek itiraz edilmeksizin 12/11/1985 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiş, 09/02/2004 tarihindeki satış ile davalıya geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz davasına konu yerin 219 parsel sayılı taşınmazın önce orman sınırı içine alınıp nitelik kaybetmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan III numaralı 2/B madde poligonu içinde kalan bölümü olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 3. Maddesi gereğince aynı anda yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sonucu taşınmazın öncesinin orman olması nedeniyle orman kadastro sınırları içine alınmasının doğru, ancak; bundan sonra yapılan işlemle nitelik kaybı niteliğiyle orman sınırı dışına çıkartılma işleminin yanlış olduğuna ilişkindir. Tapu iptal ve tescili davasının konusu ise, 219 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan III numaralı poligon içinde kalan yer ile orman olarak sınırlandırılan geri kalan bölümü yani parselin tamamının olduğu anlaşılmaktadır.

1- 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz davası yönünden; uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde eski tarihli resmi belgeler ile kesinleşmeyen orman kadastrosuna dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, orman kadastrosunda … bilirkişisinin 21/07/2009 tarihli krokisinde dava konusu 219 parselin (A2) ve (A1) ile gösterilen bölümünün 2005 – 2012 – 2013 – 2014 – 2015 – 2016 – 2006 – 2007 orman sınır noktalarını birleştiren hatlar ile sınırlandırılan III numaralı poligon olarak 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, parselin geri kalan ve bu bölümler dışındaki … bölümde yer alan ve krokide (B) ile gösterilen yerin ise III numaralı poligonun içine doğru girmiş 2012 – 2013 – 2014 – 2015 – 2016 orman sınır noktalarını birleştiren hatlar ile ormana dahil edilen bölümde yer aldığı, (bu alan içinde dava dışı 218 parselin de bir kısmının bulunduğu görülmektedir) eski tarihli memleket haritasında orman niteliğinde yeşil renkli yüksek eğimli makilik alanda yer aldığı, dava konusu yere ait olan dosyadaki fotoğraflarda da bu yerin tepelik ve etrafında orman bulunan açık alan biçiminde göründüğü saptanmıştır. Bu duruma göre, davaya konu 219 parsel sayılı taşınmazın komşu 218 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte, … bölümündeki 2012 – 2013 – 2014 – 2015 – 2016 orman sınır noktalarını birleştiren hatlar ile ormana dahil edilen bölümler ile dış etrafının orman ile çevrili olduğu, yol yada orman olmayan başka taşınmaz ile bağlantısı bulunmadığından,öncesi orman olmakla birlikte, üzerindeki orman örtüsü sonradan kaldırılarak fiilen orman içi açıklık hale getirilmiş olduğu gözlenmektedir.
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinde (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmü bulunmakta ise de, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerekir. … erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğuracak biçimde, ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılamak, bina ya da eklentilerini inşa etmek, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslamak ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmek suretiyle orman örtüsü kaldırmak gibi (bunlara 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğindeki yerler de dahil olup) doğal olmayan yollarla, zorla ormanın tahribi sonucu orman niteliğinin kaybettirilmesi suretiyle kullanılan yerlerin yasa maddesinde amaçlandığı biçimde bilim ve … bakımından doğal yoldan orman niteliğin kaybettiği kabul edilemez.
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin ,ormanların doğal olmayan yollar dışında nitelik kaybının kabulüne yol açacak biçimdeki yorumunun, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verilmesi sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Yasa, suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesine izin verecek biçimde yorumlanamaz.
O halde; öncelikle, komşu 218 parsel hakkında orman kadastrosuna ilişkin bir dava olup olmadığı araştırılarak var ise bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra, keşifte dinlenen Uzman Orman Bilirkişisi … EĞRİBOYUNLU ile … Bilirkişisi … … KÖKLÜ’den müşterek ek rapor alınarak , 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağı ve yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve … rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği ya da etmediği incelenerek tartışılarak, davaya konu taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığı açıklattırılmalı ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
2- Davacı … Yönetiminin tapu iptal ve tescili istemi yönünden ise, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesi hükmünce kadastro mahkemesinin görev alanının sınırlı olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesine göre her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayin ve tesbit işi ve 2. madde uygulaması işlemlerinin orman kadastro komisyonları tarafından yapılacağı ve bu komisyonlar tarafından yapılan işlemlere karşı 6831 Sayılı Yasanın 11. Maddesindeki 6 aylık ilan süresi içinde açılacak davalara bakmak Kadastro Mahkemesinin görevi girmekte ise de, Kadastro Mahkemesinin görevi dava konusu taşınmazın orman sayılan yer olup olmadığını, orman sayılan yer ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde koşullarını taşıyıp taşımadığını tesbit etmek olduğu, Kadastro Mahkemesinin kesinleşen tapu kaydının iptaline karar veremeyeceği nedeniyle tapu iptali ve tesciline ilişkin istemler hakkında karar verme görevi genel mahkemelere aittir. O halde; görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesindeki hak düşürücü sürenin ise genel mahkemede tartışılacak bir konu olduğu gözönünde bulundurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.