Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5239 E. 2010/6543 K. 17.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5239
KARAR NO : 2010/6543
KARAR TARİHİ : 17.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2008 gün 2008/4271-7746 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, kesinleşmeyen tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek orman bilirkişi kurulu ve … bilirkişi aracılığıyla çekişmeli taşınmazla birlikte … araziye de uygulanarak taşınmazların öncesinin belirlenmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu Osmanağa Köyü 186 parselin 08.09.2009 tarihli krokide (A)=5803.77 m2, (B)=16293.62 m2, (E)=62257.51 m2 kısımlarının orman tahdidi dışına çıkarılmasına, (B)=5340.30 m2, (C)=15918.30 m2 ve (F)=15065.49 m2 kısımlarına yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. Maddesi gereğince 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza iilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, taşınmazın bitki örtüsü, eğimi, … yapısı belirlenmemiş, … fotoğrafları incelenmeden ve sadece 1960 tarihli memleket haritasındaki konumu incelenerek, taşınmazın orman niteliği belirlenmiştir. Yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, bu rapora dayanılarak karar verilemez.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1930 yılında Fransız Hükümeti tarafından yapılmış, taşınmaz belgesizden zilyetliğe dayalı olarak yıllardır ekilmeyen metruk, ekine elverişli arazi niteliğinde olduğu belirtilerek kişi adına tespiti yapılmış ve tapuya tescil edilmiştir. Dosyada bulunan daha önceki orman bilirkişi raporunda taşınmazın yer yer %15-20, yer yer de %5-10 eğimli olduğu ve kısmen sürülü tarla, kısmen de kızılçam ağaçlarından oluşan eylemli orman niteliğinde bulunduğu bildirilmiştir. Taşınmaz 336.651 m2’lik çok geniş bir alana sahiptir. Taşınmazın hangi bölümünün eğimi yüksek, hangi bölümünün eylemli orman olduğu saptanmamıştır. Harita Genel Komutanlığından 1960 tarihli memleket haritasından daha eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları olup olmadığı araştırılarak, var ise temin edilmeli, 1960 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan daha önceki tarihli … fotoğrafları da getirtilerek incelenmeli, taşınmazın krokide A,B,C,D,E,F harfleri ile gösterilen bölümlerinin bitki örtüsü, eğimi, … yapısı ayrı ayrı incelenerek taşınmazın orman niteliği konusunda karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle bu rapor taşınmazın orman niteliğini belirlemede yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, 1960 tarihli ve daha önceki yıllara ait memleket haritası, 1960 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan … fotoğrafları ve varsa daha önceye ait … fotoğrafları, amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, … fotoğrafları incelenerek … fotoğrafları üzerinde taşınmazlar gösterilmeli, her bir bölümün bitki örtüsü, eğimi, … yapısı ayrı ayrı incelenerek ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 17.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.