YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10532
KARAR NO : 2010/9951
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan …. Koll.Şti. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı … Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı murisinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile 47.650.41 TL maddi zararının 08.08.2001 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının murisi ve eşi sigortalı … ’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 25, davalı işverenlerin % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Tazminatın belirlenmesinde; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, işgörebilirlik çağı, işgöremezlik ve karşılıklı kusur oranları Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Diğer yandan tazminat miktarı; işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tesbit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak ıskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise; yıllık olarak % 10 artırılıp % 10 ıskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar ( aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar ( pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın oturmuş yerleşmiş görüşlerindendir.
Kuşkusuz, açıklanan zarar ve tazminat hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı alması veya işçinin yaşı ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içinde bulunması durumunda da zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmesi gerekir. Malul kalan işçinin aynı işinde çalışmaya devam etse dahi diğer işçilerden daha fazla çaba harcayacağı asıldır. 60 yaşından sonra elde edeceği yaşlılık aylığını da diğer işçilerden daha fazla çaba harcayarak elde edeceğinden yaşlılık aylığını aldığı dönemde de devam edecek olan maluliyeti nedeniyle zarara uğramadığının kabulü isabetsiz olur. Kaldı ki sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta olup tamamen uzun vadede ki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Bu nedenlerle pasif döneminde zarar hesabına dahil edilmesi ve 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde) asgari ücret esas alınarak hesap yapılması gerekir.
Cismani zararlarda kural olarak zarar olay tarihinde gerçekleşmiş olduğundan zararın hesaplanmasına olay tarihinden ve olay tarihindeki değer üzerinden başlanmalıdır.
Somut olayda, davacının pasif dönem maddi zararı hesaplanırken asgari ücret yerine ortalama emekli aylığı üzerinden hesap yapılması ,öte yandan, 22.09.2008 tarihli belgede peşin sermaye değerinin 13.344.10 TL olarak bildirilmesine, 13.11.2008 tarihli belgede ise 13.436.39 TL olarak bildirilmesine rağmen bu iki bildirim arasındaki çelişkinin giderilmemesi ve davacı 47.650.00 TL maddi tazminat talep etmesine rağmen mahkemece HUMK’nun 74. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle 47.650,41 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması isabetsizdir.
Yapılacak iş; davacının pasif dönem maddi zarar hesabını bilirkişiye asgari ücret üzerinden yaptırmak, bildirilen peşin sermaye değerleri arasındaki çelişkiyi gidererek karar tarihine en yakın döneme ait peşin sermaye değerini Kurumdan sormak ve davacının talebini aşmayacak şekilde sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalı … Kolektif Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Karadenizliler Koll.Şti.’ne iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.