YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10933
KARAR NO : 2010/13111
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 05.10.2001 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin uğradığı maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, murisleri … ı’nın davalı işverene ait işyerinde çalışırken 05.10.2001 tarihinde gerçekleşen iş kazasında ölmesi nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi için; 23.01.2002 tarihli dava dilekçeleri ile davacı anne ve babanın her biri için 2.000,00.-TL maddi tazminat ile davacı iki kardeşin her biri için 500,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini istemiş; 07.07.2005 tarihli hesap raporu üzerine 2005/277 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülen ve 17.10.2005 tarihli dava dilekçesiyle açılan ek davada davacı anne için 19.442,86.-TL ve baba için 15.522,18.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; bu iki dava Mahkemenin 27.02.2008 tarihli kararıyla birleştirilerek bozma sonrası 2006/482 Esas numarasını alan bu dosya üzerinden yürütülerek sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece birleştirme kararından sonra ve Dairemizin 2006/3221 Esas ve 2006/6439 Karar sayılı, 13.06.2006 tarihli bozma kararı üzerine davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine; davacı anne ve babanın her biri için 2.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, karar verilmiş, davacılar vekilince birleştirilen davadaki talepleri hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle hüküm temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388.maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.Aynı kural HUMK.nun 389.maddesinde de tekrarlanmış; HUMK.nun 381.maddesinde ise “Kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Nitekim, Yargıtay’ın yerleşmiş
görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı;10.9.1991 gün 281-415 sayılı; 25.9.1991 gün 355-440 sayılı; 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı, 11.02.2009 gün ve 2009/10-53/61 sayılı, kararları).
Mahkemece davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine; davacı anne ve babanın her biri için 2.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline şeklinde verilen kararda, davacıların birleştirilen ek davadaki talepleri hakkında da hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde sadece asıl davadaki talepler hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.