YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11664
KARAR NO : 2010/15136
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACI- DAVALI : …
DAVALI- DAVACI : ORMAN YÖNETİMİ
DAVALILAR : HAZİNE
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı karşı davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/02/2010 gün ve 2009/19124- 2010/1705 sayılı bozma kararında özetle; “Dosya kapsamına göre mahkemenin 2006/90 sayılı asıl dosyasında …nun orman niteliği ile Hazine adına 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre tesbit edilen 101 ada 1 numaralı parselin bir bölümü için, başka bir anlatımla kendi adına tesbit edilen 101 ada 68 numaralı parselin kuzey doğusunda kalan 15.000 m2’lik yer için dava açtığı, Orman Yönetimi ise birleştirilen 2006/213 sayılı dosyada dört tarafı 101 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrili olan 101 ada 68 nolu parselin orman olduğu iddiası ile dava açtığı ve 101 ada 68 parselin malik hanesi açık bırakılarak tesbit edildiği, mahkemece … tarafından 2006/90 sayılı dosyada açılan davanın 101 ada 38 parsel olduğu düşünülerek inceleme yapıldığı ve 101 ada 38 parselin davacının oğlu … adına tesbit edildiği ve mahkemece 38 parsel üzerinden inceleme yapıldığı ve düzenlenen raporda 38 parselin orman sayılan yer olduğunun belirlenmesi nedeniyle son kararda keşif zaptı ve bilirkişi raporunun Orman Yönetimine gönderilmesine, davacı …’nın oğlu …adına tesbit edilen taşınmaz hakkındaki davadan da vazgeçmesi nedeniyle bu parsel hakkındaki davanın ferağat nedeniyle reddine, 101 ada 68 parsel hakkındaki Orman Yönetiminin davasının kabulü ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, ancak … nun asıl davasının 101 ada 1 nolu orman parselinin bir bölümü olduğu halde bu bölüm hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır. Hazinenin temyizinin de hüküm kurulmayan 101 ada 1 nolu parsel hakkında olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde göre; davacı …’nun 2006/90 sayılı dosyada dava ettiği yerin 101 ada 1 numaralı orman parselinin bir bölümü olduğu (101 ada 68 parselin kuzeydoğusu) ve davacının feragatinin de bu bölümü içermediği anlaşıldığından, bu yer hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bozulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonda davacı …’nun 101 ada 1 sayılı parsel içinde 101 ada 68 sayılı parselin kuzey doğusunda kalan yaklaşık 15000 m2’lik bölüme yönelik davasının reddine, bu dosya ile birleşen bozma öncesi 2006/213 Esas (Bozma sonrası 2007/170 E.) sayılı dosya üzerinden davacı … Yönetiminin 101 ada 68 sayılı parsele yönelik davasının kabulüne, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, yine davacı …’nun bu dosya üzerinden dava ettiği yerin 07/09/2009 tarihli keşifte 101
-2-
2010/11664-15136
ada 38 sayılı parsele isabet ettiği ve bu parselin …’na ait olduğu ve davacının da bu taşınmazla ilgili davasından feragat ettiği anlaşıldığından, davasının feragat nedeniyle reddine, 101 ada 38 sayılı parsele ait keşif tutanağı ve bilirkişi raporları mahkeme kararının bir suretinin gereği için Orman Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ve hüküm davacı …’na 28/05/2010 tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca yasal sürede temyiz edilmemesi üzerine 12/07/2010 tarihinde kesinleştirilmişse de hükmün davacı – davalı … tarafından 02/08/2010 tarihinde temyiz edilmesi üzerine mahkemece temyiz istemi süresinde yapılmadığından 04/08/2010 gün ve 2010/1-4 sayılı ek kararı ile H.Y.U.Y.’nın 432- 426/F. maddelerine göre reddedilmiş, ek karar davacı – davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli 101 ada 38 ve 68 sayılı parseller orman alanı dışında, 101 ada 1 sayılı parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosyada yeralan belgeler üzerindeki tebliğ ve temyiz tarihlerine göre, temyiz dilekçesinin yasal süre içinde verilmediği anlaşılmıştır. Bu sebeple, yerel mahkemenin süre aşımı yönünden temyiz isteminin reddi yolunda verdiği kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı – davalı …’nun temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
…