Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3889 E. 2010/7075 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3889
KARAR NO : 2010/7075
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil ve tapunun beyanlar hanesinde yer alan kullanıma ilişkin şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.03.2009 gün ve 2009/2258-4609 sayılı bozma kararında özetle “Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … köyü 520 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, makiye ayrıldığı ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu bölüm için davacı yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği, 512 sayılı parselin tamamı ve 520 sayılı parselin ekli krokide (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükümler onanmakla kesinleştiği gerekçesiyle 512 parselin tamamı ve 520 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmişse de, Çekişmeli … köyü 512 parselin tamamı ve 520 sayılı parselin … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 30.03.2001 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen bölümler için davanın reddine ilişkin mahkemenin 24.01.2002 gün ve 2000/1000-30 sayılı kararının kesinleştiği gözetilerek 512 parselin tamamı ve 520 sayılı parselin ekli krokide (A) ile gösterilen bölüme ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hazinenin çekişmeli … köyü 520 sayılı parselin … bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokide (B) ile gösterilen 1756 m2 yüzölçümündeki bölümünün, … köyünde 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca, Akdeniz makisi olarak tesbit edilmişse de, 1981 yılında Orman Yönetimi tarafından, makiye ayırma işlemine değer verilmeyip, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1992 yılında 310 parsel sayısı ile Hazine adına tapuya tescil edildiğinin belirlendiği, … köyünde, Orman Baş Müdürlüğünün 27.02.1952 gün ve 4-310/8 sayılı olurları ve 27.02.1952 gün ve 4-310-8-1751 sayılı emirleri gereği 1952 yılında çalışma yapan makiye ayırma komisyonu, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemleri de yapılmadığı, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilip, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması, makiye ayırma komisyonunun yasanın öngördüğü gibi kurulmaması ve yasaya uygun çalışmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı
makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, bir an için makiye ayırma işlemine değer verilse dahi, makiye ayırma işleminden arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakıldığı 1963 yılına ve bu tarihten 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı tarihe ve daha sonra kullanım kadastrosunda kadastro dışı bırakılana kadar hiçbir zaman 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, dolmadığı, tapunun beyanlar hanesinde zilyet edilenlerin gösterilebilmesi için diğer şartların yanı sıra kadastro tesbit tarihinden geriye doğru en az 5 yıl süreyle o köyde ikamet etmesi ve o orman köyü nüfusuna kayıtlı olması gerektiği, oysa davacının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy nüfusuna kayıtlı olmadığı ve geçmiş 5 yılda bu köyde oturmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel kadastronun ve 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre kullanım kadastrosunun yapılmasından sonra, 30 günlük ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerin geçerek kesinleştiği, bu nedenle somut olayda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın “Bu Kanun Uygulanacağı Diğer Haller” başlığını taşıyan 33. maddesinin 3. fıkrası gereğince “Bu kanunun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmaz mallar hakkında 14, 15, 17, 18, 20 ve 21. maddeler uygulanır.” Hükmünün aksi ile kanıt yöntemi ile yorumlanması sonucunda, bu maddeler dışındaki hükümlerin bu arada 3402 Sayılı Yasanın muhdesata ilişkin 19. maddesinin de somut olayda uygulanamayacağı gözetilerek, 520 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bu bölümüne ilişkin davanın da reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, … Köyü 512 parsel ve 520 parselin fn bilirkişi … … tarafından düzenlenen 30.03.2001 gün lü rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümleri yönünden … Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 30.03.2001 gün ve 2001/1000-30 sayılı kararının kesinleşmesi nedeniyle bu taşınmazlara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, … köyü 520 sayılı parselin aynı bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen bölüme ilişkin davasının REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline, tapunun beyanlar hanesinde yer alan kullanıma ilişkin şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde ilk orman kadastrosu 1946 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra, 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1990 yılında yapılıp, 25.02.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır. … köyünde ise 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp 23.5.1980 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.