Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16634 E. 2011/572 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16634
KARAR NO : 2011/572
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar,murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacılar murisi …’un iş kazası sonucu öldüğü iddiasına dayalı davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili 18.6.2009 tarihli dilekçesi ile davalı … A.Ş. hakkındaki davayı atiye terk ettiğini bildirmiş, davalı … A.Ş. davayı takip ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı anne … için 20.787,79 TL maddi, 10.000,00 TL manevi,davacı kardeş Sevda … için 10.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 07.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan alınarak davacılara verilmesine, anne Leyla …’un maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ait talep hakkının saklı tutulmasına, davalı … yönünden fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine, kusura ilişkin bilirkişi raporlarında kusur izafe edilmediğinden diğer davalı … San. Ve Tic.A.Ş. yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacılar murisi …’un davalı …’a ait Televizyon Tamir Servisinde işçi olarak çalışmakta iken, 07.03.2005 tarihinde davalı … yetkili servisi …’ın görevlendirmesi üzerine … isimli çırak ile birlikte “Menemen ,… Mahallesi, Çınarlı sokaktaki 42 numarada” bulunan üç katlı binanın çatısına televizyon anteni monte etmek üzere çıktığı, montaj işini yaparken dengesini yitirdiği ve beton zemine düşerek hayatını kaybettiği, iş kazası ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası tahkikatı yapılmadığı, ölen …’un babası Mehmet …’un kaza tarihinde babası Mehmet …’tan ölüm aylığı aldığı, davacılara ölen …’tan iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlandığına ilikin bir bilginin dosya içinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
5521 sayılı Yasanın 1.maddesinde, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Anılan maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması, uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanması koşuldur. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilemez yahut değiştirilemez.
5510 sayılı Yasanın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda davacıların murisi ile davalılar arasında işçi – işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı, mahkemenin görevli olup olmadığının davalı … A.Ş.’nin işveren sıfatının bulunup bulunmadığının anlaşılması için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacılara iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için önel vermek ve davalı …’ın bozulan karara yönelik usulüne uygun bir temyizinin bulunmadığı da gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 27.01.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ
Bozma kararında, davalı … yönünden davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğundan söz edilmekle birlikte, herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Davacıların, davalı …’in de sorumlu tutulması gerektiği yönündeki temyiz itirazları incelenmemiştir.
Davalı …, servis sözleşmesi imzaladığı diğer davalı yönünden üst işveren sayılmaz. Servis sözleşmesi üretilen malın garanti kapsamında teslimi ve tamiri ile ilgilidir. Aksinin kabulü, diğer ülkelerde üretilen ve servisi Türkiye’de bulunan tüm elektronik alet vs. için üretici firmanın üst işveren sayılmasını gerektirir ki bu hukuka uygun bir durum meydana gelmez. Üreticinin servis hatasından sorumluluğu ürettiği mal ile sınırlıdır. Servis işini alan yetkili firma kendi işçilerinin iş güvenliğinden sorumludur.
Alt-üst işverenden söz edebilmek için, işin asıl işin yardımcı işi veya bir bölümü olmak ve iş asıl işverene ait işyerinde yapılmalıdır. Somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir.
Davacının davalı … yönünden davanın reddine ilişkin temyiz itirazları incelenerek reddine karar verilmesi gerekir.
Sayın Çoğunluğun bozma gerekçesine diğer davalı … yönünden katılmakla birlikte yukarıdaki gerekçelerle bozma kararındaki eksiklikler yönünden karar katılmıyorum. 27.01.2011