YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12407
KARAR NO : 2010/16384
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ile davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, tespit tutanağı düzenlenmeksizin ada ve parsel numarası verilerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince orman niteliğiyle tapu kütüğüne aktarılmıştır. Davacı, sahibi olduğu taşınmazın kısmen orman parseli içinde bırakıldığı iddiasıyla kadastro mahkemesine dava açmış, kadastro mahkemesi görevsizlik vermiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile dava konusu 110 ada 1 sayılı orman parselinin 05.10.2009 tarihli bilirkişi rapor ve haritalarında (C) harfi ile gösterilen 711,01 m2’lik kısmın kesinleşen orman haritası kapsamı dışında olup, davacı adına tapuya kayıtlı olan 16.12.1983 tarih ve Cilt: 62, Sayfa: 82, Sıra NO:10 nolu dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı anlaşılmakla, anılan kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline,
Davacı tarafından aynı bilirkişilerin rapor ve haritalarında dava konusu 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A),(B) ve (H) harfleri ile gösterilen kısımlar hakkında açılan davanın REDDİNE,
Davacının talep ettiği ve bilirkişilerin aynı rapor ve haritalarında (Ç),(D),(E) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımların dava dışı 115 ada 11 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, bu parsele karşı tespit malikine karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığından bu kısımlar hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3116 sayılı yasa gereğince 1941 orman kadastrosu yapılmıştır. 2007 yılında 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince aplikasyon ve 2B uygulaması yapılmıştır.
Davacı …, 14.02.1956 tarih 4 sıra nolu ve Dursunbey Sulh Hukuk Mahkemesinin 1954/313-174 sayılı tescil ilamı ile oluşan, sınırları doğusu-kuzeyi değirmen …, batısı … deresi, güneyi mera olan, 3028 m2 yüzölçümündeki tapu kaydına dayanarak, yörede 2007 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 1941 yılında yapılan orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle 3402 sayılı yasanın 22/son maddesi gereğince orman niteliği ile kütüğe aktarılan 110 ada 1 sayılı parsel hakkında tapu iptali ve tescil davası açmış, mahkemece, 05.10.2009 tarihli bilirkişi rapor ve haritalarında (C) işaretli 711,01 m2’lik bölümün, kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve davacının dayandığı tapu
-2- 2010/12407 – 16384
kaydının içinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm yönünden dava kabul edilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacının tutunduğu tescil tapusunun krokisi uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, çekişmeli taşınmaza komşu parsel tutanak ve dayanak belgeleri getirtilerek tapu kaydı uygulaması denetlenmemiş, tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. Tapu iptali tescil davaları tapu malikine karşı açılabildiği halde, taşınmazın kayıt maliki olan Hazine davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmamıştır. Diğer taraftan, yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılıp kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; orman sınırı dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenemez. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaza komşu parsel tutanakları ile dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; davalının dayanağı tapu kaydı … komşu parsellerin dayanaklarını teşkil eden kayıtlarla birlikte uygulanmalı; 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre, “kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırları itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın tescil krokisi ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, plan ve krokinin fenni sıhhate haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; taşınmaz tescil krokisi ve tapu kaydı içerisinde kalıyorsa, orman tahdidi dışında ve eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden değilse dava kabul edilmeli, taşınmaz kesinleşmiş orman
-3- 2010/12407 – 16384
tahdit sınırları içinde kalıyorsa 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler çoktan geçtiğinden tapu kaydının hukuki hükmünü yitireceği gözönünde bulundurulmalı, yine taşınmaz kesinleşmiş tahdit haritası dışında kalmakla birlikte eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden ise, tapu kaydının dayanağı tescil davasında orman yönetimi taraf olmadığından orman yönetimini bağlamayacağı düşünülmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi ile Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.