YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3892
KARAR NO : 2013/6386
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası nedeniyle sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı eş … yönünden 103.595,24 TL maddi ve 65.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk Ramazan yönünden 5.595,64 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk … yönünden 9.862,98 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıların murisi sigortalı Zekeriya Gencer’in iş kazası sonucu vefat ettiği, SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalı asıl işveren DSİ’nin % 70, davalı alt işveren … Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin % 10, müteveffa işçinin % 20 oranında kusuru bulunduklarının belirtildiği, hükme esas alınan hesap raporunda asgari ücretin % 26,25 katı üzerinden yapılan hesaplamada davacı eş …’ın 103.595,24 TL, davacı çocuk …’ın 5.595,64 TL davacı çocuk …’in 9.862,98 TL maddi zararlarının bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan
kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı eş yararına hükmedilen 65.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı çocuklar yararına ayrı ayrı hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu ortadadır.
2- 492 sayılı Yasanın 13/j Maddesinde “Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin” harçtan muaf tutulacağı düzenlenmiştir. Öte yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 12. maddesine göre Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir. Davalı …’nün anılan cetvelin 43. Sırasında bulunduğu açıktır. Hal böyle olunca olup davalı …’nün hüküm altına alınan harçlardan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuksal olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temiyz harcının davacılara yükletilmesine, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.