YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12795
KARAR NO : 2011/7835
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.04.1998 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin davalı kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına Karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün gerektirdiği kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Kazan Esnaf ve Sanatkarları Odası kaydına göre, 22.3.1985 tarihinde …’a yapılan kayıt ve tescilinin usulsüz olduğu gerekçesiyle iptaline ve buna dayalı olarak 1.4.1998 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalı kurumun oda kayıtlarına göre tescil edilip, tahakkuk ettirdiği primleri gecikme zammı ile birlikte ödedikten sonra yaşlılık aylığı bağlanarak 10 yıldan fazla yaşlılık aylığı ödenerek, sigortalıya … ve güven verildikten sonra sigortalılığın ve yaşlılık aylığının iptalinin Sosyal Güvenlik Hukuku İlkelerine ve MK.2.maddesine aykırı olduğundan davalı kurumun 23.2.2009 tarihli 18723- 762128 sayılı işlemin iptali ile davacının kesilen aylıklarının yeniden ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giden, 1479 sayılı Yasanın 24.maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24.maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanlarında kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.3.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden 1985 noter tasdikli Esnaf Odası üye kayıt defterinde 49 no’da davacı …’ın yazılı olduğu, …’a verilen 14.11.1997 tarihli giriş bildirgesinde davacının 49 no ile Esnaf Odasına 08.07.1984 tarihinde kayıtlı olduğunun
bildirildiği, seyyar satıcılık faaliyetinden dolayı 22.3.1985 tarihinde kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı 1997 affından yararlanarak primlerini ödeyip askerlik borçlanması yaptığı ve 1998 Mart ayında yaptığı tahsis başvurusu üzerine 4.4.1998 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, 17.6.2002 tarihli sigortalılık belgesinde Kazan Esnaf Odasının 49 nolu üyesi olduğu, oda kaydının 8.7.1984- 28.6.2002 tarihleri arasında devam ettiği sicil ve vergi kaydının bulunmadığı, oda kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 6.2.2009 tarihli teftiş tutanağında davacının esnaf olmadığı halde ölen … Sıtkı adlı esnafın 49 nolu kayıtlı olduğu belgede tahrifat yapılarak, isminin yazıldığı, …’ın Kazan Esnaf ve Sanatkarlar Odasında gerçek ve geçerli kaydının olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiş, Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/7 Esas sayılı dava dosyasında özel evrakta sahtecilik suçundan davacı hakkında kamu davası açıldığı ancak akıbetinin mahkemece araştırılmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun ise 5.5.2009 tarihili yazıda herhangi bir ceza dosyasının olmadığını bildirdiği görülmüştür.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanunun 2.maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K:1997/758; 24.9.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararıda bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacının da katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Yapılacak iş; Kazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu açılmış bir ceza davası var ise sonucunu beklemek yoksa hazırlık dosyasını Cumhuriyet Savcılığından, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma evrakını Kurumdan getirtmek, davacının bu hileli işlemlere katılımı olup olmadığını, o dosyadaki delil ve belgeleri inceleyip değerlendirerek belirlemek ” hiç kimse kendi hilesinden faydalanamaz” ilkesi gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve noksan araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.