Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5869 E. 2010/8796 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5869
KARAR NO : 2010/8796
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava konusu … ilçesi, ….Mahallesi 29 ada 33 parsel sayılı 28733 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 2613 Sayılı Yasaya göre 1978 yılında yapılan kadastro sırasında iki katlı ahşap ev ve tarla niteliği ile 36 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının kuzey sınırının Hazineye ait çalılık ve pırnallık okuması nedeniyle miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde taşınmaz üzerinde müvekkilinin evi olduğu ve 50 yıldır zilyet ettiği, kadastro sırasında beyanlar hanesine taşınmaza zilyet oldukları yazılmışsa da 29 ada 36 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazla olması nedeniyle Hazine adına tescil edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin raporda … renkle işaretli 17.992,94 m2 (… raporunda 17.942,94 m2) bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına, kalan yeşil … 10.790,06 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 18.10.1978 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12. Maddesine göre 10 yıllık sürede açılan ve tapu kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına kaydedilen tapunun iptali ile davacı adına tapuya tescile karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 29 ada 33 sayılı parsel ile dava dışı 31, 32, 34 ve 35 sayılı parsellerin 36 parsele uygulanan ve Ağustos 1936 tarih 48 numaralı sicilden gelen Mart 1952 tarih 41 numaralı 2 Hektar 2982 m2 yüzölçümlü tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiği, tapu kaydının miktarı kadar 29 ada 36 sayılı parselin 23.055 m2 olarak davacı ve müşterekleri adına kadastro tesptinin yapılarak kesinleştiği ve tapu kaydının Kuzey sınırının çalılık ve pırnallık okuduğu, değişir sınırlı olması nedeniyle miktarına değer verilerek 29 ada 36 sayılı parsel dışında kalan 31, 32, 33, 34 ve 35 sayılı parsellerin Hazine adına tespit edildiği; davalı Hazine vekilinin, tapu kaydı miktar fazlasının öncesi orman olan pırnallıktan açılarak elde edildiğini, bu gibi yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağını iddia ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında çıkan uyuşmazlığın özü, tapu miktar fazlası olan parsel ya da parseller bakımından zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde toplanmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosu 18.10.1978 tarihinde askı ilanına çıkarılmış ve 18.10.1979 tarihinde kesinleşmiştir.
Tespitin dayanağı tapu kaydının kuzey sınırında Hazineye ait Çalılık ve Pırnallık gibi değişmeye ve genişletilmeye elverişli sınırlar bulunmaktadır.
Mahkemece tespit tarihine kadar tapu miktar fazlası üzerinde 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunu kabul etmişse de, Ağustos 1936 tarih 48 tarihli tapudan intikalen gelen tapunun kuzey sınırı Hazineye ait çalılık ve pırnallıktır. Kayıtta “miktarı ile muteber” olduğu yazılıdır. Eylemli durumda da kuzey ve güney yönde orman bulunmaktadır. Her ne kadar tespitle
aynı tarihte önce orman kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırı dışında bırakılmışsa da, dayanak tapu kaydı değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlıdır ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/C. maddesi hükmü uyarınca kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Kayıt miktar fazlası olan dava konusu parselin öncesinin orman olduğunun kabulü gerekir.
Gerçekten kayıtta geçen Hazineye ait Çalılık ve Pırnallık sınırı ile eylemli durumda bu sınırda var olan orman birbirini doğrulamaktadır. Bu durumda orman sınırlandırması yapılıp kesinleştiği 18.10.1979 tarihine kadar dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden, orman sınırlandırmasının kesinleştiği güne kadar davaya konu parselde sürdürülen zilyetliğin bir önemi bulunmamaktadır. Orman sınırlandırmasının kesinleştiği tarih ile arazi kadastro tespitinin yapıldığı 07.05.1978 tarihleri arasında ve orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra davanın açıldığı 10.10.1988 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi ile Türk Medeni Kanununun 713 (Türk Kanunu Medenisinin 639) maddesinde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davacı gerçek kişinin kayıt miktar fazlasına ilişkin açtığı bu davanın reddi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/5/1992 gün ve 1992/16-203-339 sayılı ilamı; 27/11/1993 gün ve 1992/16 – 676-1993/16 sayılı ve 01/12/1993 gün 1993/17-562 – 1993/771 sayılı ve 23/06/1993 gün 1993/17-169-473 sayılı ve 21/04/1993 gün 1993/17-83-177 sayılı ve 05/04/1995 gün 1994/16-796 – 267 sayılı ve 29/03/1995 gün 1995/16-116-251 sayılı ve 05/06/1996 gün 1996/7-313-458 sayılı 02/05/1997 gün 1997/7-127-384 sayılı ve 21/05/1997 gün 1997/7-128-441 sayılı kararları).
Yukarıda açıklanan nedenlerle; tapu kayıt miktar fazlası olan taşınmaz hakkındaki gerçek kişinin davasının tamamen reddi gerekirken … olduğu şekilde kısmen kabulü doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.