YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4468
KARAR NO : 2011/5626
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.2.1997-31.12.2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı iş veren şirkete ait iş yerinde 1.2.1997-31.12.2000 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı halde bildirimlerin 1.11.2000-18.10.2001 tarihleri arasında yapıldığını bildirilmeyen 1.2.1997-31.12.2000 tarihleri arasındaki çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.6.2000-5.11.2000 tarihleri arasında bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ihtilaflı dönemin bordrolarında adı geçen davacı bordro tanığı … davalı işverenin Demirkapı ,Edirnekapı ve Mercenda üç ayrı iş yerinin bulunduğunu kendisinin 1997 yılı Ağustos ayından itibaren 2-3 yıl çalıştığını haftalığını almak üzere Edirne kapı ve Mercan’daki iş yerine gittiğinde davacıyı bu iş yerinde çalışırken özellikle depoda gördüğünü davacının ağabeyi 1997 1.dönem bordrosunda adı geçen Murat Yaşarda davalı iş yerinden kendisinin 1997 yılında ayrıldığını aynı tarihte kardeşi davacının bu yerde çalışmaya başladığını 2001 yılı kasım ayında askere gidene kadar tüberkiloz hastalığı nedeniyle hastanede yattığı 1-1.5 ay dışında sürekli çalıştığını , İscilik alacaklarına ilişkin,taraflar arasında güçlü delil niteliğini taşıyan Eyüp İş Mahkemesinin 2001/402 Esas ve 2002/416 Karar sayılı Yargıtay 9.Hukuk Dairesince onanarak kesinleşen işcilik alacaklarına ilişkin dava dosyasında da dinlenen tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından davacının 1.2.1997-18.10.2001 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı kabul edilerek işcilik alacakları hüküm altına alınmıştır.Her ne kadar işveren tarafından ibraz edilen ibraname başlıklı belgede davacının çalışma süreleri 5.11.2000-18.10.2001 tarihleri olarak belirtilmiş ise de bu belgenin ibraname niteliği taşımadığı nitekim belgeyi düzenleyen muhasebeci tanık Osman Keleşoğlunun yeminli ifadesinden bu belgenin işverenin talimatıyla hazırlandığını işyeri kayıtlarına göre işe giriş ve çıkış tarihlerinin kendisi tarafından düzenlendiğini daha sonra davacı tarafından imza edildiğini davacının önceki çalışmaları konusunda bilgisinin olmadığını belirtmiştir.Belgenin geçerli ve davacıyı bağlar nitelikte bir ibraname vasfı taşımadığı açıkça ortadadır.
Bu durumda gerek bu dosyada dinlenen bordro tanığı anlatımlarından gerekse keşinleşen işcilik alacaklarına ilişkin dava dosyasında dinlenen tanık anlatımlarından davacının davalıya ait iş yerinde 1.2.1997-Kasım 2001 tarihleri arasında tedavi nedeniyle Heybeli Senatoryumu Göğüs Hastalıkları Hastanesinde bulunduğu 11.3.1998-26.5.1998 tarihleri arasındaki süre dışında aralıksız çalıştığı anlaşılmakla davanın hastanede kaldığı süreler ve bildirilen süreler dışlanmak suretiyle kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgilisine yükletilmesine, 16.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.