YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16080
KARAR NO : 2011/149
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazası sonucu % 7,1 oranında işgücü kaybına uğrayan davacı işçinin, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tazmini istemine ilişkindir. İş kazası yada meslek hastalığı nedeniyle, geçici iş göremezlik, 506 sayılı Yasanın 16 ve 89. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, iş kazası yada meslek hastalığı sonucu iş göremez duruma düşen sigortalıya sağlık yardımları dışında iş kazasının olduğu, yada meslek hastalığı nedeniyle tedavisinin başladığı tarihten tedavisinin bitimine kadar, geçici iş göremez duruma düştüğü her gün için 506 sayılı Yasanın 89. maddesindeki yöntemle yatarak ya da ayakta tedavi görmesine göre bir ödenek verilir. Sigortalının iş göremezlik durumunun ödeneğin belirlenmesinde etkisi yoktur. Ancak kusur durumu ve zararın oluşumuna veya artmasına sigortalının katkısına göre % 50’ye kadar geçici iş göremezlik ödeneği azaltılabilir. S.G.K’ca kazalı sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş, zarar hesabı olay tarihinden itibaren yapılmış ve sürekli iş göremezlik geliri olay tarihinden itibaren bağlanmış ise SGK’ca birikmiş aylıklar ödenirken mükerrer ödemeye yol açmamak için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği birikmiş aylıklardan indirilerek ödeme yapılacağından, bu gibi durumlarda kazalı işçinin gerçek zararından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin düşülmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/21-1024 Esas, 2001/1021 Karar nolu 14.11.2001 günlü kararı da bu yöndedir.
Somut olayda iş kazası 15.06.2000 tarihinde olmuş, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 15.06.2000-19.11.2000 tarihleri arasında geçici iş göremezlik döneminde 947,54 TL., 16.04.2002-02.07.2002 tarihleri arasında geçici iş göremezlik döneminde 786,11 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş, işgücü kaybının % 7,1 olması nedeniyle sürekli işgöremezlik geliri bağlanmamıştır. Tazminat hesabı ise kaza tarihinden itibaren yapılmıştır.
O halde mahkemece davacının maddi zararından geçici iş göremezlik ödeneği düşüldükten sonra kalan miktara karar verilmesi gerekirken, mükerrer tahsile yol açacak biçimde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması veya ölüm halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle
vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 5.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, 7.000,00 TL’na hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-32.649,60 TL. maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.6.2000 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla maddi ve manevi tazminat talebinin reddine,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.164,10 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 687,10 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- Kabul ve ret oranına göre davacı tarafından yapılan toplam 1.363,60 TL. yargılama giderinden taktiren 1.173,00 TL. sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 2.033,10 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 585,80 TL. nisbi harcın indirilmesiyle bakiye 1.447,30 TL. karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 585,80 TL. nisbi harç ile 13,10 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 598,90 TL. harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi