YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7936
KARAR NO : 2011/10862
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu 20.9.2003 tarihinde ölen işçi …’ın çocukları … ve…’ın manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacıların herbirisi için 7.500,00 TL manevi tazminatın 20.9.2003 kaza tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacıların babası olan …’ın davalı …’ne ait …-1 Enerji ve …inşaatı işyerinde çalışmakta iken 20.9.2003 günü yıldırım düşmesi sonucu meydana gelen iş kazasında öldüğü, ölen işçinin eşi … ve kızı … tarafından maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan ve temyiz incelemesinden düzeltilmek suretiyle onanan Ankara 3. İş Mahkemesinin 25.12.2007 tarih ve 2005/1220-2007/962 E.K. sayılı kararı ile davacı eş … yararına 50.000,00 TL, davacı çocuk … yararına 30.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, bilirkişi raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde işverenin % 100 oranında kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler ve Ankara 3. İş Mahkemesinin 25.12.2007 tarih ve 2005/1220-2007/962 E.K. sayılı kararı ile ölenin eşi … ve kızı … yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları da nazara alındığında iş kazasında ölen işçi …’ın çocukları davacılar … ve…’ın herbiri yararına hükmedilen 7.500,00’er TL manevi tazminat miktarının az olduğu ortadadır.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi