Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17477 E. 2013/22133 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17477
KARAR NO : 2013/22133
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalı işveren … İnş.Taah. Tic. Ltd. Şt’ne ait ait Kuzey Irak’ta bulunan inşaat işyerinde topograf olarak Ağustos 2005-Mayıs 2006 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin araştırmaya yönelik bozma ilamı üzerine yapılan araştırma sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 7 ve 79’uncu maddeleri ve 5510 sayılı yasanın 10.maddesidir.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Kural olarak sigortalılar, Türkiye’de yaşadıkları ve hizmet akdine göre çalıştıkları takdirde sosyal sigorta haklarından yararlanırlar. Bu kural, Kanunların mülkiliği ilkesinin doğal sonucudur. Ayrıca, Türkiye’yle yabancı bir ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmişse istisnaen mülkilik ilkesine değer verilmeyebilir. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 2 ve 3’üncü maddelerine göre sigortalı olmayanlar kapsamında olmak üzere, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan bir ülkede hizmet akdiyle çalışan Türk vatandaşları da anılan Kanunun 86. maddesi gereği işverenleriyle yapılacak “İş kazalarıyla meslek hastalıkları”, “Hastalık”, “Analık”, “Malullük, yaşlılık ve Ölüm” sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları mümkündür.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasanın 10 maddesi incelendiğinde; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usule uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder. 
506 sayılı Kanunun 7’inci maddesi kapsamında geçici görevle yabancı ülkeye gönderilmişse sigortalı kabulü mümkündür. Ancak; anılan madde kapsamında sigortalı sayılabilmek için sigortalının malullük – yaşlılık – ölüm, işkazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık sigorta kolları bakımından sosyal güvenliğinin işin yapıldığı ülke Sosyal Sigorta Merciince karşılanmaması, Türk-işveren tüzel kişi ise, şirket merkezinin Türkiye’de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye’de iş yapmak şartı aranmaksızın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye’de yapılması, Türk işçinin iş bu … ya da sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması, geçicilik kavramının nitelendirilmesinde zaman sınırlaması yoksa da, bu görevin yurt dışında sürekli yaşamayı gerekli kılmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda davaya konu somut olayda; Irak ile Türkiye arasında akdedilmiş sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı işverenle yapılmış topluluk sigortası varsa da, davacının topluluk sigortaları kapsamında herhangi bir bildirimi bulunmamaktadır. Davacının, yurtiçinden SGK’na bildirilmiş herhangi bir çalışmasının veya işverenle davacı arasında Türkiye’de akdedilmiş bireysel bir hizmet akdinin de bulunmadığı, diğer bir anlatımla davacının yurtdışına, davalı işverence geçici görevle gönderildiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular kapsamında davanın reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’ye iadesine, 28.11.2013gününde oybirliğiyle karar verildi.