YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5732
KARAR NO : 2013/15726
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 441.967,00 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi, davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12/09/2013 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü, davalı vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, 09.01.2008 tarihindeki iş kazası nedeniyle %100 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalı ile çocuğunun maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı sigortalı için 341.967,00TL maddi-90.000,00TL manevi tazminat ile davacı çocuk için 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsilina karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davalı işverenin anılan zararlandırıcı olayda %80 oranında kusurlu bulunduğu, zararlandırıcı sigorta olayı neticesinde davacı …’in %100 oranında iş kazası maluliyetinin doğduğu ve hükme esas alınan hesap raporunda sigortalının bakıcı giderleri ile birlikte maddi zararının hesaplandığı anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu Madde 55- “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.”hükmünü düzenlemiştir.
Buna karşılık ise Türk Borçlar Kanunu’nun 52/2maddesinde “… Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.”hükmünü içermektedir.
Somut olayda davacı sigortalının hesaplanan maddi zararının önemli bir kısmını bakıcılık giderlerlerinden oluştuğu ve davacının maluliyet oranına göre zarar kavramı icerisinde bakıcılık ücretinin de değerlendirilmesi gerektiği tartışma konusu değildir.Tartışma
konusu olan husus, hesaplanan maddi tazminattan “B.K’nun 52/2 maddesinde düzenlenen indirimin yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.”B.K’nun 55. maddesinde yasaklanmış olan husus sigortalının işgücü kaybından kaynaklanan maddi zararının hesaplanması sırasında tazminatın hakkaniyet düşünçesi ile indirilemeyeceğine ilişkindir.Yani sigortalı kazalının bedensel zararlarını oluşturan geçmiş ve gelecek devre zararı ile pasif devre zararının hesaplanması sonucunda ortaya çıkan tazminat miktarı ne olursa olsun B.K.55. Maddesindeki yasal engele göre hesap edilecek tazminattan B.K’nun 52/2 maddesinde öngörülen indirilmin yapılma olanağı bulunmamaktadır.Buna karşılık bakıcılık giderlerinin bedensel zararlarını oluşturan ve kendisinden B.K’nun 52/2 maddesinde öngörülen indirim yapılamayacak zararlardan olduğunu düşünmek imkanı yoktur.
Tüm bu açıklamalardan olayın oluşuna ve özellikle olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte bakıcılık ücreti de dahil olarak hükmedilen maddi tazminat miktarının ağırlığına göre Mahkemece davacı sigortalı için hesaplanan 226.234,68TL bakıcılık giderinden Türk Borçlar Kanununun 52/2. maddesinde belirtilen indirim yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.