YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17031
KARAR NO : 2011/1569
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 212 sayılı Yasaya tabi olarak 6.10.1986 tarihinden itibaren geçen hizmetlerinin her bir tam yılı için 90 ar gün itibari hizmet süresinin sigortalılık süresine ilave edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan … End. A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı şirketin sahibi olduğu “Mimarlık Kültür Sanat …” isimli derginin yazı işleri müdürü olarak 06.10.1986 tarihinden itibaren geçen hizmetlerinin 212 sayılı Yasa’nın kapsamında olduğunun ve fiili hizmet zammından yararlandırılması gereken kişilerden olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 212 sayılı Yasa’ya tabi olarak geçen çalışmalarının 506 sayılı Yasa’nın Ek 5. maddesi hükmü gereğince l708 gün itibari hizmet süresinin davacının hizmet süresine ilave edilmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında gazeteci sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
212 sayılı Yasa ile değişik 5953 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde, “bu Kanun hükümleri Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki “işçi” tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır. Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir” şeklinde kurala yer verilerek, Yasa’nın kapsamı ve gazeteci tanımı ortaya konulmuştur. Buna göre Yasa’nın kapsamında kalan işyerleri Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajansları olarak sıralanabilir. Kanunda bahsi geçen “gazete” ve “mevkute” gibi kavramların nesne anlamında olmadığı günlük gazete ya da daha uzun dönemsel yayınların basıldığı yer olan işletmenin anlaşılması gerektiği açıktır. Bununla birlikte gazete ve dönemsel yayının Türkiye’de yayınlanması bir başka zorunluluktur. Bahsi geçen dört tür işyerinde fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlar, Yasa’da gazeteci olarak adlandırılmıştır.
Günlük veya çok kısa aralıklarla yayımlanan, günlük haber ileten nispeten büyük boyutta basılı eser olarak tanımlanabilen gazete ve mevkutenin umuma hitap etmesi ve devamlılık göstermesi gerekir. Gazete ve mevkutenin yayınlanması bir başka anlatımla basılıp çoğaltılması gerekirse de, günümüzde teknoloji ve iletişimin geldiği nokta itibarıyla, gazete ve mevkutenin nesne olarak basımı ve dağıtımı bir zorunluluk değildir. Gazete ve mevkutenin elektronik ortamda, umuma açık olarak yayınlanması ve okuyucunun yararlanmasına sunulması da mümkündür. Yargıtay’ca elektronik gazetelerin yayın koordinatörlüğünü yapan bir çalışanın 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un kapsamında gazeteci olduğu kabul edilmiştir.
Fikir ve sanat işinde çalışma ölçütü, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine dair ve doğrudan doğruya ilgili alanlarda çalışmayı ifade eder. Buna göre, yazar, muhabir, redaktör, düzeltmen, çevirmen, fotoğrafçı, kameraman, ressam, karikatürist gibi çalışanlar gazetecilik mesleği ile doğrudan doğruya ilgili olup, gazeteci olarak değerlendirilmelidir. Ancak aynı tür işyerlerinde teknik sorumlu, şoför, sekreter, muhasebe elemanı, satış ve pazarlama gibi işlerde çalışanlar gazeteci olarak değerlendirilemezler.
Öte yandan, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un 38. maddesinde, özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanların da 5953 sayılı Kanunun kapsamında olduğunu açıklanmıştır. Özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanlar yönünden fikir ve sanat işi yapma koşulu söz konusu değildir. Ancak haberle ilgili birimde çalışma kavramı, haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlama olarak değerlendirilmelidir. Buna göre haber müdürü, muhabir, foto muhabiri, spiker, haber kameramanı gibi çalışanlar gazeteci olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte, uplink görevlisi, şoför, diğer teknik ve idari personel haberin oluşumuna doğrudan katkısı olmadıklarından gazeteci kavramına dahil değildir.
Somut olayda, davacının 06.10.1986-07.08.2006 tarihleri arasında çalıştığı ….’nin ticaret sicili kayıtlarında amacının, … endüstrisi alanında faaliyet gösteren bir bilgi merkezi kimliğiyle bilgi akışı sağlayarak yapının ve … ürünlerinin gelişmesini ve kalitesini artırıcı yolda hizmet sunmak; çalışma alanları ise, 1.Yapıya ilişkin bilgilerin derlenmesi, geliştirilmesi, depolanması ve yayılmasını sağlamak; bunun için bilgi ağı oluşturmak, kurs, konferans, seminer vb. toplantılar düzenlemek, 2…. ürünleri donatım araçları, makine ve techizatı için sergiler, fuarlar düzenlemek, 3.Konusu ile ilgili yayın yapmak, kitap, katalog ve dergiler yayınlamak, 4.Konusu ile ilgili araştırma, test, deney yapmak ve yaptırmak, 5.Teknik danışmanlık ve kontrolluk hizmetleri yapmak, 6.Teknik geziler düzenlemek olarak belirtilmiştir. Bu durumda, davacının çalıştığı işyerinin, 5953 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde yer alan Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajansları işyerlerinden olmadığı ortadadır. 5953 sayılı Yasa’nın kapsamında sayılabilmek için, herhangi bir işyerinde her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışmak yeterli olmayıp, işyerinin de Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle, haber ve fotoğraf ajansları işyerinden olması gerekmektedir. Söz konusu dört tür işyerinde fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlar 5953 sayılı Yasa’ya göre gazeteci sayılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.