Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/2415 E. 2022/16133 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2415
KARAR NO : 2022/16133
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

A-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, katılanların yetkilisi olduğu şirket aleyhine 15.01.2013 ve 29.01.2013 tarihlerinde icra takibi yapmak suretiyle işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B-Nitelikli dolandırıcılık yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, katılanların yetkilisi olduğu şirket aleyhine 15.01.2013 ve 29.01.2013 tarihlerinde icra takibi yapmak suretiyle işlemiş olduğu nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli, 2017/13609 Esas ve 2017/8413 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli, 2014/138 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmolunan 5237 sayılı TCK’nin 157/1,62,52/2,51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek 1412 sayılı CMUK’nin 326/son (5271 sayılı CMK’nin 307/son) maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının ilgili kısmına “5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK’nin 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, 51/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, TCK’nin 51/6. maddesi gereğince denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden ve uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebileceği, denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun ihtarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.