YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11154
KARAR NO : 2011/3130
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, malulen emekliliğe hak kazandığının ve başvuru tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, malulen emekli olabilmek için yaptığı başvurunun çalışma gücünün 2/3’nü kaybetmediğinden bahisle reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile başvuru tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece davacının çalışma gücünün 2/3’nü kaybettiğinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesinin ve … Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin raporları ile anlaşıldığı kabul edilerek üniversite hastanesi raporunda maluliyetin başlangıcı olarak belirtilen 01.09.2006 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Davacının 1479 sayılı Yasanın 28-29 maddeleri gereğince malulen emeklilik için yaptığı başvurunun davalı Kurum tarafından çalışma gücünün 2/3’nü kaybı söz konusu olmadığından reddolunduğu, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 26.12.2006 günlü kararı ile davacının malul sayılmayacağına karar verdiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 21.07.2008 günlü raporunda “davacının beden çalışma gücünün en az 2/3’nü kaybettiği ve maluliyetin başlangıcının kurulda muayene tarihi olan 11.06.2008 tarihi olduğuna” karar verildiği bu rapora itiraz üzerine … Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 06.01.201 günlü raporunda “davacının beden çalışma gücünün en az 2/3’nü kaybettiği ve maluliyetin başlangıç tarihinin hastanın dış merkezde ikinci kez ameliyat edildiği Ağustos 2006 olduğunun” karara bağlandığı raporu esas alınarak sonuca gidildiği görülmüştür.
Mahkemece, davacının malul olup olmadığına ilişkin Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu kararı arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gidilerek giderilmesi yerine Üniversite hastanesinden alınacak raporla giderilmek istenmesi isabetsizdir. Kaldı ki Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi ile Üniversite Hastanesi raporları arasında da maluliyetin başlangıcı bakımından çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin de giderilmediği ortadadır. Kabul ve uygulama yönünden de davacının 1479 sayılı Yasanın 28-29 ve 5510 sayılı Yasanın 25-26 maddelerinde öngörülen çalışma gücü kaybı dışındaki sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcunun bulunmaması koşullarına sahip olup olmadığı yöntemince araştırılmadan malullük aylığı bağlanmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.