YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9390
KARAR NO : 2012/16692
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :1-… …
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan … Ve … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ,
2-Dava, iş kazası sonucu %8.3 oranında kısmi iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 23.388.86 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalı … ve … AŞ’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, davalı … … Ltd Şti yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden,davacının iş kazası neticesinde %8.3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı,21.10.2009 tarihli kusur raporunda davaya konu zararlandırıcı olayda davalı … ve … AŞ’ nin %100 oranında, davacı ve diğer davalı … … Ltd Ştinin kusursuz olduğunun belirtildiği,mahkemece kusur raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 21.10.2009 tarihli kusur raporunda olayın oluş ve işleyişine uygun düşmeyecek olgular esas alınarak kusur dağılımında bulunulmuştur.Bilirkişilerin, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle, işverenin uygun araç ve koşulları oluşturup oluşturmadığı dikkate alınarak, işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
… …, İş Kanunu’na göre yardımcı işlemlerden sayılmaktadır. Yardımcı işler asıl işverence alt işverene verilebilecek işlerdendir.Dolayısıyla her iki davalı arasında asıl- alt işveren ilişkisi söz konusudur. Davacı sigortalı bu durumda … Hizmetlerinin yani alt işverenin işçisidir.Kusur dağılımında bu husus önemle göz önünde bulundurularak, asıl- alt işveren ilişkisi öncelikle yerine oturtulduktan sonra kusur oranları yeniden değerlendirilmelidir. Bu hususları göz önünde bulundurmayan kusur raporu hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; kapının çalışmasındaki hatanın işverene(lere) bildirilip bildirilmediği hususunun araştırıldıktan sonra işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman farklı bilirkişilere (3 kişilik bilirkişi heyetine)konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek, belirlenecek kusur oranını tazminat hesabında dikkate almak ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün sair temyiz itirazları incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.